Kılıçdaroğlu ’Yüce Divan’da ısrarcı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 4 eski bakanla ilgili, “O bakanlara açıkça söylüyorum; arınmanın yolu, temizlenmenin yolu soruşturma komisyonuna dilekçe vermekle geçmez. Onun yolu o dilekçeleri vereceğiniz yer Yüce Divandır” dedi.
CHP Parti Meclisi (PM), Genel Başkan Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. PM’de bir konuşma yapan Kılıçdaroğlu, 2014 yılının son PM toplantısını yapacaklarını belirterek, “Aslında bugün farklı bir şey konuşacaktık. Siyasetin temizliği, duruluğu üzerine belki konuşacaktık. Parlamentonun üstlendiği görevi yerine getirdiğini konuşacaktık. Yolsuzlukla suçlanan ve görevlerinden istifa eden 4 bakanın kendi arzularıyla Yüce Divana gitmek istediklerini belki konuşacaktık ama bunlar olmadı. Bugün farklı bir noktadayız. Parlamentonun itibarı söz konusu. Eğer parlamento, eğer milletvekilleri, eğer hükümet, Başbakan, siyaseti kirlilikten arındırmak istiyorsa soruşturma komisyonuna kimse müdahale etmemeli. Dün yapılan müdahale soruşturma komisyonuna gölge düşürmüştür” diye konuştu.

“PARLAMENTODA ORTAK DUYARLILIKLARIMIZ OLMALI”
Bakanların kendilerini savunmak için yeni dilekçe verdiklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
“O bakanlara açıkça söylüyorum arınmanın yolu, temizlenmenin yolu soruşturma komisyonuna dilekçe vermekle geçmez. Onun yolu o dilekçeleri vereceğiniz yer Yüce Divan’dır. Mahkemeye vereceksiniz o dilekçeleri, bilirkişinin yanlış yönlendirdiğini söylüyorsanız dilekçeyi oraya vereceksiniz. AK Parti milletvekillerinin kararlarıyla Yüce Divan’a gönderilmediniz. Aklandığınızı mı sanacaksınız. Temizlendiğinizi mi sanacaksınız. Çocuklarınıza biz gittik soruşturma komisyonundan aklandık mı diyeceksiniz?”
Komisyonların aklanma merkezi olmadığını anlatan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Aklanmanın yeri evrensel hukukta bellidir ve Yüce Divandır. Gidersiniz mahkemeye aklanır gelirsiniz hepimiz şapka çıkarırız. Bu irade soruşturma komisyonunun iradesinden daha öte doğrudan bakanların iradesi olmak zorundadır. Siz gideceksiniz, siz isteyeceksiniz. Yalvarıyorsunuz bizi Yüce Divan’a göndermeyin. Bu sizin suçlu olduğunuzu gösteriyor. Neden bu telaş? Eğer bu tablo böyle devam ederse halkın siyasete güveni daha fazla zedelenmiş olacaktır. Yolsuzluk yapanın yanına kâr kalacaktır yaptıkları. O nedenle hepimiz parlamentoda bulunan 550 milletvekilinin tamamı siyasetin kirlilikten arınması için ortak çaba göstermek zorundayız. Ortak duyarlılıklarımız olmalı parlamentoda yolsuzluğa karşı, haksızlığa karşı, hukuka aykırılıklara karşı, demokrasiye karşı, kişisel hak ve özgürlüklerin ihlaline karşı ortak tavır sergileme zorundayız. Eğer bunu yaparsak demokrasimizi güçlendirmiş oluruz. Birinci sınıf demokrasiyi bu ülkeye getirmiş oluruz.”

“DÖRT YILLIK SÜRE İÇİN HALKIMDAN YETKİ İSTİYORUM”
“4 yıllık süre için halkımdan yetki istiyorum. Yetki istiyoruz 4 yıllık süre için” ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, “Söylüyorum korkuyorlar. Vay efendim gelecek hazineyi boşaltacak. Biz o işleri bilmeyiz. Hazineyi boşaltmak sizin işiniz. Kimse bu konuda sizin elinize su dökemez. Ama kul hakkı yememek bizim işimiz. Dürüst, namuslu adam olmak bizim işimiz. Her kuruşun hesabının 77 milyon vatandaşa vermek bizim işimiz. Ben bunu yapacağım” dedi.
Kılıçdaroğlu, dört yıllık bir süre istediğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Dört yıl içinde 4’üncü yılın sonunda, yeni bir Türkiye, onurlu bir Türkiye, huzurlu bir Türkiye, saygın bir Türkiye’yi herkes görecek. Sadece Türkiye değil, bütün dünya görecek. Bunu açık yüreklilikle ifade ediyorum. Dört yıl diyorum korkuyorlar. Dört yıllık süre içinde göreceksiniz. Vatandaş borç batağından kurtulacak. Esnaf huzurlu olacak, esnaf gelir sahibi olacak. Çiftçi huzurlu olacak, çiftçi gelir sahibi olacak. Alın terinin karşılığını alacak. Çünkü biz asla ve asla birilerinin paralarını yemeyeceğiz. Her kuruşu vatandaş için harcayacağız. Recep amca Ermenek’te cizlavet değil, Recep Amca söz veriyorum güzel kunduralar giyecek. Sadece Recep amca değil, bütün Recep amcalar güzel kunduralar giyecek. Türkiye zengin bir ülke. Türkiye güçlü bir ülke. Soyulmayı hak etmiyoruz. Hele hele din iman adına soyulmayı hak etmiyoruz. 2015 yılı umut yılıdır. Çünkü seçim yılıdır.”
(İHA)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.