Kamu meselesi çıkmaza döndü

HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, “Kamu meselesinde hükümetin baktığı yer son derece sorunlu yer. Kamu düzeninden kavramsal olarak hükümetin anladığıyla bizim anladığımız şey olmadığı gibi, kamu düzeninin sağlanması meselesinde de son derece farklı düşünceye sahibiz” dedi.
HDP heyeti, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’la yapılan görüşme sonrasında gazetecilerin sorularını cevapladı. Hükümet ile mutabık kalınan nokta var mı?” sorusuna HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, “Meseleyi bu şekilde almayalım. Böyle bir madde, şuna mutabıkız şuna karşıyız gibi bir yaklaşım yok. Müzakere henüz bu aşamaya gelmiş değil. Şuan genel bir yaklaşımlarımızı, süreci, sürecin takvimlenmesini, takvimlenme esaslarını karşılıklı olarak değerlendiriyoruz. Daha bir tartışma veya özet aşamasında değiliz. Bunun için bir görüşme daha yapacağız. Gelinen noktayı bizde parti yetkili kurullarımızla, eş genel başkanlarımızla değerlendirip bir tur daha görüştükten sonra Kandil ziyareti gerçekleştireceğiz. Bir iki gün içerisinde ikinci görüşmeyi, belki üçüncü bir görüşmeyi yapacağız. Bu aralar bir görüşme trafiği bizi bekliyor” cevabını verdi.
Görüşmelerde heyetin genişleyeceğini açıklayan Önder, Başbakan Davutoğlu’nun Polonya ziyareti öncesinde yaptığı açıklamaların sorulması üzerine, “Berraklık meselesinde bizim kadar iddialı olan, bizim kadar birimize bakanın hepimizin gördüğü bu ülkede bir başkası, bir siyasal yapı, kurul yok. Buna hükümette dahil. Çünkü berraklık bu siyasal çizginin ödediği faturalara, bedellere de bakılarak anlaşılabilecek bir şeydir. Biz bu berraklığın bedelini, faturasını yıllarca hapis, sürgün ve hayatını kaybetme olarak ödemiş bir siyasal çizginin devamıyız, sözcüsüyüz. Berraklık meselesinde hiçbir sorun yok. Sayın Başbakan berraklığa Bingöl saldırısının bütün patolojisini kamuoyuna açıklayarak başlayabilir. Berraklıksa ona önerimiz odur” dedi.
Heyetin ne kadar genişleyeceğinin şekli bir durum olduğunu ifade eden Önder, “Kalıcı barışı hedefliyorsanız burada sayılara, isimlere ve biçime takılmamanız gerekir. Hükümet telkinlerimizde de bu noktada, ama dediğim gibi bu noktada pratik bir sorun görmüyoruz” şeklinde konuştu.

“BİZ BU OYALAMAYA İZİN DE VERMEYECEĞİZ”
‘Seçim sürecine kadar oyalanmayacağız’ sözlerinin hatırlatılması üzerine Önder, “Şuan objektif bir tutum oyalama tutumu değil. Onu söylemek çok erken bir tespit olur. Biz bu oyalamaya izin de vermeyeceğiz. Çünkü genel olarak Türkiye haklarının artık demokrasi dışı yöntemlerle, sıkıyönetime rahmet okutacak yöntemlerle bilme dönemi geçmiştir” diye konuştu.

“HÜKÜMET MESELEYE BİR ASAYİŞ SORUNU OLARAK BAKIYOR”
Leyla Zana ile birlikte İmralı’ya gideceklerini belirten Önder, kamu düzeni meselesine değinerek, “Kamu meselesinde hükümetin baktığı yer son derece sorunlu yer. Kamu düzeninden kavramsal olarak hükümetin anladığıyla bizim anladığımız şey olmadığı gibi, kamu düzeninin sağlanması meselesinde de son derece farklı düşünceye sahibiz. Ama zaten aynı düşüncede olanlar müzakere yapmazlar. Özgürlüklerin kullanılmasından doğacak sıkıntılar özgürlüklerin daha çok kısılması değildir. Daha çok genişletilmesidir. Hükümet meseleye bir asayiş sorunu olarak bakıyor. Biz bu meseleye baktığımızda tarihsel ve sosyolojik, dert ve kavram görüyoruz” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘İsteyen de istemeyen de herkes Osmanlıca öğrenecek’ açıklamalarının sorulması üzerine Önder, “Biz bütün dillerin ve alfabelerin kullanımı, kullanımın yaygınlaştırılması, bunlara yönelik bir itirazımız olmaz. Bunu dile getiren tutarlılık bakımından aynı hassasiyeti bu toprakların yaşayan dillerine, yaşayan ama baskı altında tutulmaya çalışılan, yok sayılan, bütçe şerhinde bile adının geçmesine tahammül edememek ile bu tutum arasındaki tutarsızlığı biraz düşünmeleri lazım” ifadelerini kullandı.
(İHA)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.