ODTÜ’deki Olaylar-Tartışmalar-Yorumlar(Kim Haklı)-Videolar-Mizah/ODTÜ Minyatür Kızılötesi Kamerası

ODTÜ, ODTÜ’de olaylar nasıl başladı?, odtü başbakan erdoğan muharrem ince konuşmaları odtü imza kampanyası odtü olayları video izle başbakan konuşması yorumları, odtü olaylar kim ne dedi odtüdeki olaylara tepki veren destekleyen üniversiteler rektörler yorumlar, odtü yorumları, odtü öğrencileri, ODTÜ’de yaşananlarlar, odtü  akademisyenleri, odtü imza kampanyası nasıl katılırım şartlar nerden katılabilirim, odtü destekle, odtüyü eleştir, odtü başbakan erdoğan yorumları..

ODTÜ’de, geçtiğimiz hafta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı protesto eden öğrencilere yapılan polis saldırısının ardından başlayan tartışmalar büyüyerek devam ediyor. Ama önce soğutmasız minyatür kızılötesi kamera hakkında bilgilere bi göz atalım.

Türk mühendisleri, TÜBİTAK’ın desteğiyle “ilk soğutmasız minyatür kızılötesi kamera” geliştirdi. Çin’den fırlatılacak Göktürk-2 uydusu için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı ODTÜ Yerleşkesi’ndeki törende çıkan olaylar günlerdir gündemden düşmüyor. ODTÜ’de polise taş ve molotof atan guruba polis de biber gazı ve copla müdahale etmişti. Öğrencilerin polise taş ve molotof atması 13 üniversite tarafından kınanmış, Başbakan da ODTÜ yönetimini sert bir dille eleştirmişti.

Polise taş atan ve icat yapan odtülüler: Polise taş ve molotof atan ODTÜ’lü öğrencilere karşılık ODTÜ’lü akademisyenler Türkiye’de ilk kez soğutmasız minyatür kızılötesi kamera geliştirdi. Bu icat sayesinde Türkiye’nin düşük maliyetli kızılötesi kameralar konusunda dünyada lider ülke olabilme şansını yakaladı.

Yurt dışından sipariş alındı: Takıldığı araçları, yayaya çarpmamak için otomatik olarak durduracak, cep telefonlarına gece görüşü imkanı sağlayacak kameralar için yurt dışından sipariş alındı. ODTÜ’lü akademisyenler tarafından Türkiye’de ilk defa geliştirilen soğutmasız minyatür kızılötesi kamera, benzerlerinden 10 kat daha ucuza üretildi. Savunma sanayisi dışında kullanıma açılan kızılötesi kameraların, en yaygın kullanım alanının otomobiller ve cep telefonları olması bekleniyor.

Türkiye’de ve Dünya’da lider olma şansını yakaladı: Dünyada bu kadar küçük boyutta kızılötesi kameranın iki şirket tarafından üretilebildiğini dile getiren ODTÜ-MEMS Merkezi Başkanı Prof. Dr. Tayfun Akın, ancak bu şirketlerinin fiyatlarının kendi üretimlerinden çok daha yüksek olduğunu ifade etti.  Akın, kameralarıyla dünya pazarında yerlerini alacaklarını dile getirerek, ileriye dönük hedeflerinin kameraların cep telefonuna entegre şekilde çalışmasını sağlamak olduğunu aktardı. Prof. Dr. Akın, çalışmalarıyla Türkiye’nin düşük maliyetli kızılötesi kameralar konusunda dünyada lider ülke olabilme şansını yakaladığını sözlerine ekledi.

ODTÜ HABERLERİ 

ODTÜ’Ddeki Olaylar Ünivsersiteleri İkiye Böldü

Yaklaşık 40 üniversite ODTÜ’yü eleştiren bildiriler yayımlarken, bu üniversitelerin bazılarında görev yapan öğretim üyeleri ve okuyan öğrenciler, üniversite yönetimlerine tepki gösterdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ODTÜ’ye gelişini protesto etmek isteyen öğrencilere yönelik polis müdahalesi ve yaşanan çatışmalarla başlayan tartışmalar, YÖK’ün ODTÜ ile ilgili başlattığı soruşturma ve üniversitelerin bildirileri ile boyutlandı. 40’a yakın üniversite ODTÜ’yü hedef alan bildiriler yayımlarken, bu üniversitelerin bazılarında, öğretim üyeleri ve öğrenciler, üniversite yönetimlerine tepki gösterdi. ODTÜ Öğretim Elemanları Derneği’nden de üniversitelerin özerkliğini savunan açıklama geldi.

40 üniversiteden tepki : Başbakan Erdoğan’ın ODTÜ’de Göktürk-2 uydusunun uzaya fırlatılış töreninde kendisini protesto eden öğrenci ve öğretim üyelerine yönelik açıklamalarının ardından, ODTÜ Rektörlüğü “öğrencilerin arkasında olduğunu” belirten bir bildiri yayımlamıştı.  ODTÜ Rektörlüğü’ne, dün akşam saatleri itibariyle 40’a yakın üniversiteden “karşı bildiri” geldi. Üniversite rektörleri ya da senatolarından yapılan açıklamalarda, ODTÜ’de yaşanan olaylar kınanırken, olayların sonrasında yaşanan gelişmelerde ODTÜ Rektörü ve öğretim üyeleri suçlandı. Marmara, Yıldız Teknik, İstanbul Teknik, İstanbul, Galatasaray, Mimar Sinan, Hacettepe gibi köklü üniversitelerle Recep Tayyip Erdoğan, Necmettin Erbakan üniversiteleri gibi yeni üniversiteler de bildirilere imza attı. Marmara, Yıldız Teknik, İstanbul, İTÜ, Galatasaray ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar üniversitelerinin öğretim üyeleri ise yaptıkları ortak açıklamayla, kendi üniversitelerinin rektörlüklerinden yapılan ve olayları kınayan bildiriyi reddediklerini ve ODTÜ’yü desteklediklerini açıkladı.

Üniversiteler ve öğretim üyeleri arasındaki ayrışma, öğrencilere kadar uzandı. Birçok üniversitede öğrenci dernekleri, üniversite yönetimlerini kınadı.   YÖK’ün başlattığı soruşturma ise tartışmaları boyutlandırdı. YÖK’ün soruşturma sonunda ODTÜ Rektörü ya da öğretim üyelerini cezalandırması halinde, üniversiteler arasındaki ayrışmanın derinleşmesinden endişe ediliyor. YÖK Kanununa göre, Denetleme Kurulu’nun, “Öğrenme ve öğretme hürriyetini doğrudan veya dolaylı olarak kısıtlayan, kurumların sükün, huzur ve çalışma düzenini bozan boykot, işgal, engelleme, bunları teşvik ve tahrik, anarşik ve ideolojik olaylara ilişkin suçlar”ı soruşturma yetkisi bulunmuyor. Kanunda, bu hallerde kovuşturmayı Cumhuriyet Savcısının doğrudan yapacağı belirtiliyor. Ancak YÖK’ün incelemenin ardından, olaylara karışan öğrencileri ve öğretim üyelerini hatta rektörü savcılığa şikayet edebilecekleri ifade ediliyor.
 
18 Aralık’ta Başbakan Erdoğan’ın Göktürk-2 uydusunun uzaya fırlatılışı törenine katılmak için geldiği ODTÜ’de öğrenciler protesto gösterileri düzenlemişti.ODTÜ derneği cevap verdi ODTÜ Öğretim Elemanları Derneği Başkanı Ali Gökmen, üniversitelerden gelen kınama mesajlarına, “Türkiye’deki çeşitli üniversitelerden ‘resmi’ görüş doğrultusunda ODTÜ’ye karşı bir tavır alındı. Ama bu açıklamaların hiçbirinde gerçekler yansıtılmadığı için bunun yaşaması mümkün değil, önemli değil” diye yanıt verdi.
 
Büyüyen Türkiye’nin küçülen zihniyeti : Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız: Büyüyen Türkiye’nin küçülen zihniyetidir ODTÜ’de olanlar. Bu gelişen Türkiye’ye yakışmayan yanlardır. ODTÜ gibi son derece teknik bir üniversitede tekniğe ve o üsluba yakışmayan olaylar cereyan etti. Buranın mazur ve makul görülebilme ihtimali yoktur. Demokratikleşen ülkede herkesin farklı fikiri olacak. Bu bir renkliliktir. Ama bunu anlatma şeklinin, bu üslubun bir üniversite öğrencisine, akademisyen çevreye, hele hele böyle seçkin bir üniversiteye yakışmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. 
 
Keşke üniversite kendisi soruştursaydı : Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer: ODTÜ’deki hadiseleri, sadece öğrenci hadisesi olarak görmek bence eksik. Orada olup bitenlerin aslında demokratik bir tepki göstermenin çok dışına taştığını tespit etmek lazım. Gösteri yapan arkadaşların ortaya koyduğu davranışlar demokratik bir tepki değil. Gönlümüz isterdi ki, üniversite yönetimi kendi dirayetini ve inisiyatifini ortaya koysun, güvenlik tedbirlerini alsın. Orada çok önemli bir faaliyet yapılırken herhangi bir tatsızlık ortaya çıkmasın. Ama gördüm ki üniversite yönetimi inisiyatifini kullanamadı ve dirayet gösteremedi.
 
Erdemir: ODTÜ’ye sahip çıkacağız : CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir: Bugün kabinede 2 ODTÜ’lü bakan var. ODTÜ’lü milletvekilleri var. İyi ki bu hocalar, bu öğrencileri böyle yetiştirmiş. ODTÜ’de hem yetkin öğrenciler hem de farklı dünya görüşlerinden öğrenciler var. Gerek CHP’nin gerek Ak Parti’nin başarısında ODTÜ’den yetiştirmiş öğrenciler var. Biz gerektiğinde hocalarını da sorgulayan eleştiren öğrenciler yetiştirmeyi amaçladık. Bunda da başarılı olduk. İyi ki ODTÜ var. ODTÜ var olduğu sürece Türkiye için hâlâ umut var. ODTÜ bizim ailemiz ve her ailede olduğu gibi sahip çıkacağız.

Üniversiteler AKP’nin savunucuları haline geldi : MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural:  Üniversiteler adeta AKP’nin icraatının savunucuları haline gelmiş. Türkiye’nin birçok hayati öneme sahip konularında dut yemiş bülbüle dönen üniversiteler, konu Başbakan’la ilgili olunca feveran etmeye başladılar. Bu üniversiteler 4+4+4’te neredeydi? Neredeydi bu cüppeliler? Bilimsel özerkliği ortadan kaldıran yasa çıktığında ey şanlı üniversite rektörleri, neredeydiniz? Anadilde eğitim tartışmalarında neredeydiniz? Gıkınız çıkmaz tabii. Oysa üniversitelerin açıklamalarının ana noktası, Hükümet icraatları olmuş. Başka bir şey yok.

Kocaeli’nde 10 gözaltı : Kocaeli Üniversitesi’nde bir grup öğrenci, yeni Yükseköğretim Kurulu (YÖK) yasa tasarısı ile ODTÜ’de çıkan olayları protesto etti. Eylem sırasında çıkan olaylarda 10 öğrenci gözaltına alındı.

48 saatlik işgal: ODTÜ’lü öğrenciler, dün 18 Aralık’taki Başbakan Recep tayyip Erdoğan’a yönelik protestonun ardından çıkan olaylara, Erdoğan ve bakanların olayların ardından yaptığı açıklamalara ve bazı üniversitelerin yayımladığı “kınama” bildirilerine karşı bir “işgal” eylemi başlattı. ODTÜ Hazırlık Binası önünde toplanan öğrenciler, daha önce öğretim üyelerinin “boykot” yaptıkları U3 amfisine yürüdükten sonra basın açıklaması yaptı. Daha sonra öğrenciler, öğretim üyeleri ve mezunlar 48 saat boyunca kalacakları U3 amfisinin girişine “ODTÜ ayakta, AKP’ye direniyor” pankartı astı. Amfide 2 gün boyunca yapılacak etkinlikler arasında, “Neden U3’teyiz?”, “Yeni YÖK Yasa Tasarısı’nı ve üniversiteyi tartışıyoruz”, “CERN ve bir evren bulmacası” panelleri, Uludere olayı ile ilgili “Ağlama Anne Güzel Yerdeyim” film gösterimi, pankart, döviz ve karikatür atölyeleri yer alıyor. Bugün devam edecek etkinliklerde gazeteci-yazar Can Dündar da öğrencilerle bir araya gelecek.

Eleştiri bildirileri

  • Dün de çeşitli üniversitelerden ve üniversite senatolarından ODTÜ’deki olaylarla ilgili açıklamalar geldi.
  • Trakya Üniversiteler Birliği: Üniversitelerin bir kısım öğrencilerin şiddet eylemlerine sahne olması, demokrasi, fikir özgürlüğü ve demokratik tepki adına üzüntü ve kaygı vericidir.
  • Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi: Şiddet içeren eylemlerin, yasa dışı gösterilerin öğrencilerle anılması çok üzücüdür.
  • Kafkas Üniversitesi Rektörlüğü: Gençlerimizin başkalarının özgürlüklerine müdahale anlamına gelen eylemlerde yer almasını kınıyor, bu tür eylemleri asla doğru bulmuyoruz.
  • Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas: Milletimiz ve ülkemiz açısından son derece önemli olan bilimsel bir çalışmayı olumsuz bir ortama sürüklemiştir.
  • Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörlüğü: Türkiye’nin darbeci geçmişiyle yüzleşme cesaretini gösterdiği bir dönemde bu tür olayların yeniden yaşanması manidardır.
  • Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İnanç: Göktürk-2’nin uzaya fırlatılışını büyük bir heyecan ve gururla beklerken, ODTÜ’deki olaylar bu haklı gururu yaşamayı gölgede bırakmıştır.
  • Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Senatosu: İlk milli keşif uydusunun uzaya fırlatılmasını provokasyonlarla farklı amaçlara alet etmeye çalışmak kabul edilemez.
  • Atatürk Üniversitesi Senatosu: Bu davranışları illegal örgütlerin eskiden beri devam ettirdikleri maksatlı tavırları olarak görüyoruz.
  • Uşak Üniversitesi Senatosu: ODTÜ yerleşkesinde yaşanan şiddet olayları ve kamu malına zarar verilmesi kabul edilemez.

POLİS SALDIRISINI UNUTTULAR

“Üniversitelerden ODTÜ olaylarına kınama” başlıklı merkezi olarak yaygınlaştırılan metinde, Başbakan Erdoğan’ın yorumlarının aynıları kullanılarak: “Türkiye Cumhuriyeti’nin uzay bilimleri ve teknolojileri alanında göstermiş olduğu bu tarihi başarı, ne yazık ki ODTÜ yerleşkesinde bazı öğrencilerin şiddet eylemleriyle gölgelenmeye çalışılmıştır”ifadelerine yer verildi. Öğrencilerin protesto yönteminin sadece eleştirel fikirler şeklinde olması gerektiğinin savunulduğu açıklamalarda, üniversitelerin öğrenciler ve ‘bilim adamları’nın fikir ürettiği, düşüncelerini özgürce paylaştığı yerler olması gerektiğinin söylenmesi ise şaşkınlık yarattı. Öğrencilerin şiddet yanlısı ve bilim karşıtı olduğunu ileri süren rektörlerin polis saldırısına hiç değinmemesi ise dikkat çekti. 

AKADEMİSYENLER TEPKİ GÖSTERDİ

Rektörlerin bu açıklamalarına, akademisyenler bildiri yayınlayarak tepki gösterdi. Galatasaray, İstanbul, İstanbul Teknik, Marmara, Mimar Sinan Güzel Sanatlar, Yıldız Teknik Üniversitelerinden akademisyenler bir bildiri yayınlayarak, öğrencilere, ODTÜ rektörlüğüne destek verdiler. İmzaya açılan ve yüzlerce akademisyenin destek verdiği bildiride polisin öğrencilere saldırısı kınandı.
“ODTÜ’ lü meslektaşlarımızın tüm ifadelerine rağmen, söz konusu açıklamayı yapan üniversite yönetimlerinin, polisin olayları başlattığı, olayların ilk aşamasından itibaren iyi niyetli davranmadığı ve orantısız güç kullandığı gerçeğini gözardı etmelerini manidar buluyoruz. Polis şiddeti karşısında tek vücut olarak tepki gösteren ODTÜ’lü meslektaşlarımızın ve öğrencilerin yanında olduğumuzun bilinmesini istiyoruz” denilen bildiride, üniversitenin özgürlüğünün sadece öğretim elemanlarının araştırma ve ifade özgürlüğünden ibaret olmadığına dikkat çekildi.

KARA BİR LEKE

Öğrencilerin düşünce, ifade ve protesto özgürlüklerinin üniversite ortamının ayrılmaz bir parçası olduğunun vurgulandığı bildiride, “Türkiye’de son yıllarda öğrenciler üzerinde artan baskılara sessiz kalan, akademik özgürlüklere yapılan müdahaleler karşısında susan üniversite yönetimlerinin, iktidarı elinde tutanlara hoş görünmek maksadıyla yaptıkları açıklama, akademi tarihine kara bir leke olarak düşmüştür. Üniversiteler, iktidarların böbürleneceği projeler üreten, şirketlerin taşeronu gibi çalışan, kâr hedefine odaklanan imalathaneler değildir” ifadelerine yer verildi.

ODTÜ’YLE DAYANIŞMAK SORUMLULUKTUR

Akademinin vazgeçilmez görevlerinden birinin de, hiçbir baskı altında kalmadan, toplum ve iktidarı sorgulamak, bunlar hakkında bilimsel ve eleştirel görüşlerini dile getirmek olduğunun belirtildiği açıklamada, “Üniversiteler, güçlünün karşısına bilgi, bilim ve özgürlükçü düşünce ile çıkabilmelidir. Araştırma alanı fark etmeksizin akademik özgürlükler bir bütündür. Akademik özgürlüklere saygı gösterilmeyen kurumlarda, nasıl kullanılacağı ve neye hizmet edeceği sorgulanmaksızın üretilen bilginin, toplumlar üzerinde yıkıcı etkileri olabileceğini tarih bizlere birçok defa göstermiştir. Bugün, baskıcı politikaların ana hedefi haline gelmiş olan ODTÜ’lü akademisyen ve öğrencilerin yanında yer almak, akademi ve demokrasi tarihi açısından vazgeçilmez bir sorumluluktur” denildi. 

HESAP VERECEKLER

Açıklam şu ifadelerle son buldu: “Basit iktidar hesapları ve ikbal kaygıları ile ODTÜ’ye karşı tavır alan üniversite yönetimleri ve bu yönetimleri destekleyenler veya bu politikalar karşısında sessiz kalanlar, bu davranışlarının hesabını, akademik özgürlükler ve demokrasi tarihi önünde vermek zorunda kalacaklardır.”

BİLİM İNSANI ÖĞRENCİSİNE SAHİP ÇIKAR

Asena Akarsu / Mesut Tutkal

Kocaeli Üniversitesinde (KOÜ), en küçük bir demokratik talebi bile özel güvenlik ve polis şiddeti ile bastırılırken öğrenciler ve öğretim üyeleri ise yaratılan ortama tepkili. Okulda yüzlmerce öğrenci hakkında Rektörlüğün başlattığı soruşturmaların yarattığı gerginliğin yanı sıra, ODTÜ’de Başbakan’ın protesto edilmesi sonrası yaşananlar ile de üniversite ve demokrasi tartışmaların doruk noktasına ulaştı. Bütün bu tartışmaları Öğrencime Dokunma İnisiyatifi’nden akademisyenler ile konuştuk. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nden Doç. Dr. Yücel Demirer, son dönemde artan baskılara karşı üniversitelerin bu süreci, ODTÜ’de olduğu gibi bir birlik ile karşılaması gerektiğini belirtti. Eylemlerin öğrencilerin akademik-demokratik taleplerinden çok, ülke siyasetine ilişkin olduğunu dile getiren Demirer, bu yüzden öğrencilerin aldıkları yanıtın da ülke siyasetinin tonundan izler taşıdığını dile getirdi.

ÖĞRENCİ SORUŞTURMAK REKTÖRLÜK İŞİ DEĞİL

Üniversitelerin yerine getirmesi gereken özgürlüğün güncel siyasete feda edilmesi toplumsal ilerleme önünde engel” şeklinde konuşan Demirer, KOÜ’de son dönemde yaşananlara dair ise “Öğrencilerin protestosunu dillendireceği ortam ve mekânların sağlanması, üniversite yönetimlerinin görevleri arasındadır. Protesto, eylem, açıklama yaptı diye öğrenci soruşturmak üniversitelerin işi değildir” dedi. Demirer yeni YÖK Yasa Tasarısı tersini iddia ediyorken, en temel haklardan olan görüş ifadesi ve muhalefet hakkının bu derece sınırlanması üzerinde düşünmek gerektiğine de vurgu yaptı. ODTÜ Öğretim Elemanları ve Rektörünün açıklamasını da “Öğrencisine sahip çıkmak, üniversitenin farklı görüşlerin özgürce açıklandığı bir alan olduğunu ifade etmek bir bilim insanının sorumluluk alanı dışında değildir, olamaz” şeklinde değerlendirdi.

BİNLERCE POLİSİ YIĞARAK KIŞTKIRTTILAR

Yrd. Doç. Dr. Hakan Koçak ODTÜ’deki tepkileri  haklı bulduğunu, bu tepkinin de binlerce polisle üniversiteye gelerek kışkırtıldığının altını çizdi. YÖK Yasa Taslağı açıklanırken ifade edilen “daha demokratik üniversite” söylemlerinin de sadece söylemde kaldığını ve yeni yasada mantık olarak değişen hiçbir şeyin olmadığını aktaran Koçak, hükümetin siyaset serbestliğinden anladığının kendi görüşüne yakın olan siyasetlere ya da en fazla Mecliste yer alan siyasetlere serbestlik olduğunu vurguladı. . Koçak, uzunca bir süreden beri üniversitelerde polisin varlığının meşrulaştırıldığını ve öğrencilere karşı kullanılan bir “özel güvenlik garabeti”nin yaratıldığını belirtirken bu şekilde bir “güvenliğin” hiçbir şekilde kabul edilemez ve gayrimeşru olduğunu ifade etti.

BAŞBAKAN ÖĞRENCİLERİN GÖZÜNDE BİTMEK ÜZEREDİR

Çalışma Ekonomisi Araştırma Görevlisi Ömer Furkan Özdemir ise bilimsel aklın bir kenara bırakılarak Kocaeli Üniversitesinin polis tarafından yolgeçen hanına çevrildiğini, neo-liberal politikaların uygulanabilmesi için de baskıların artacağını belirtti. “Eğer bir uydunun uzaya fırlatılması töreninde bir başbakan bir üniversiteye bu kadar polisle ve yoğun protestolar altında giriyorsa ‘öğrenciler böyleyse biz bitmişiz’ demek yerine bir düşünmeli. Çünkü asıl kendisi öğrencilerin gözünde bitmek üzeredir” diyen Özdemir, “Üniversitelere önce de polis fütursuzca giriyordu ama hiçbir zaman bu hükümet dönemi kadar meşru gösterilmemişti” diye konuştu

ODTÜ’YE SAHİP ÇIK, ÖĞRENCİME DOKUNMA

Öte yandan Hacettepe Üniversitesi akademisyenleri tarafından “http://imza.la/odtu-ye-sahip-cik-ogrencime-dokunma” adresinde başlatılan imza kampanyasında da “ODTÜ’ye sahip çık, öğrencime dokunma” denildi. Akademisyenlerin ağırlıkta olduğu 5 bine yakın kişinin imzaladığı metinde, ODTÜ rektörlüğünün açıklamasını sahiplendikleri de ifade edildi. Metinde, “Biliyorum ki, bugün sessiz kalır, demokratik haklarımı savunmazsam, bu anti-demokratik uygulamalar gittikçe yaygınlaşacak ve yarın hepimiz için çok geç olacak” uyarısı da yapıldı.

BİLİM’İ SAVUNANLARIN SİCİLİ

ODTÜ’lü öğrencilere “bilimsel tepki” gösteren üniversitelerin arasında daha bir iki yıl önce kurulmuş, hiçbir bilimsel çalışması bulunmayan üniversitelerin rektörlerinin bulunması da tartışma konusu oldu. Özellikle sosyal medyada büyük yankı uyandıran bu üniversitelerin kuruluşları ile ilgili “bilimsel” ayrıntılar da dikkat çekici. Özel İstanbul Sebahattin Zaim Üniversitesi, bilim adamlarının tüm itirazlarına rağmen 1890’larda kurulan Tarihi Halkalı Ziraat Fakültesi’nin arazisine el koyularak açıldı. Olay, Evrensel’in 23 Ocak 2011 tarihli sayısında “Tarihi peşkeş” başlığıyla haber olmuştu.

ODTÜ’lü öğrencileri “teknoloji ve bilim alanında gösterdiğimiz başarıya gölge düşürmek”le suçlayan bir başka yeni kurulmuş üniversite Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi de dünyada bile örneği az bulunan Çukurova Üniversitesi’ne ait “Narenciye Araştırma ve Gen Bahçesi”nin arazi dozerle işgal edilerek kuruldu

ODTÜ Tartışmaları Penguen ve Gırgır’ın Kapağında : Mizah dergileri Gırgır ve Penguen bu hafta ODTÜ tartışmalarını kapağına taşıdı. Üniversite’de yaşananlar, Başbakanın tepkisi, diğer üniversitelerin ODTÜ’yü kınaması sonrasında kınayanların kınanması derken elbette mizah dergilerinin duruma kayıtsız kalması beklenemezdi.

Göktürk Uydusu Fırlatma Töreni ODTÜ Olayları

Başbakandan ODTÜ Yönetimine Sert Tepki

Muharrem İnce – ODTÜ’de 18.12.2012’deki Olaylar Sonrası Meclisteki Konuşması

Üniversiteler, protestolardan dolayı ODTÜ’ye cephe aldı!

CHP, MHP ve BDP’nin ODTÜ olaylarına tepkisi

Polis kamerasından ODTÜ’deki olaylar video

 

kaynaklar: istanbulsanat.org, penguen dergisi, gazetevatan.com, evrensel haber.com..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.