Gafillikler Kitabı-Boş Bulunup Yanlış Bldiğimiz 101 Şey

b

Yazar :      Akdoğan Özkan
Yayınevi : İnkılap Kitabevi
Sayfa :     360 Sayfa
Ebat :     13.5×19.5
Kağıt :     2. Hamur

Bilmediklerimizden değil, yanlış bildiklerimizden utandıran eğlenceli bir kitap”

Bazen gafil avlanır, kimi şeyleri yanlış öğrenir, sonra da yanlış kullanırız. Üstelik bunlar bizimle, bu ülkenin tarihi, coğrafyası, dili ve kültürüyle yakından ilgili temel şeyler olabilir. Boş bulunup yanlış bildiğimiz temel şeyler!…

GAFİLLİKLER KİTABI, bütün bu yerel cahilliklerimizi yer yer eğlenceli, yer yer düşündürücü, ama çoğunlukla da bilgilendirici 101 soru/cevap ile sona erdiriyor.

“101 ŞEY” kitaplarının yazarı AKDOĞAN ÖZKAN’ın samimi üslubuyla…

• Haremdeki en çapkın Osmanlı kim?

• İlk futbol kulübümüz BS mi?

• Kekliği düz ovada mı avlarlar?

• Türkiye’nin uzayda kaç Apollosu var?

• Her mahallede 1 milyonerimiz var mı?

• En hızlı 200 m’yi Deniz Gezmiş mi koştu?

• Amerika’yı Müslümanlar mı keşfetti?

• Mustafa Kemal’in ilk aşkı kim?

• “Dudaktan meze alan” yerli 007 kim?

• Dut yemiş bülbül susar mı?

• Bilgisayarı Osmanlı mı icat etti?

• Bu kış Kıbrıs’ı veriyor muyuz?

• Kaç Anadol ineklere yem oldu?

• Ata’nın ilk evlilik girişimi kiminleydi?

• Hangi “Çökertme”den çıktı Halil’im?

• Bozacının şahidi şıracı mı?

• Fener Ajax’a bir maçta 8 gol attı mı?

• Marmara’da gaz çıkışı başladı mı?

…VE BUNLAR GİBİ, ÖSS, ÖYS, SBS, TUS VE KPSS’DE ASLA ÇIKMAYACAK OLAN BİRBİRİNDEN İLGİNÇ 101 SORU!

Bir Eski Kocanın Öğleden Sonrası

a1

Yazar :      Hamdi Koç
Yayınevi : Doğan Kitap
Sayfa :     308 Sayfa
Ebat :     13.5×19.5
Kağıt :     2. Hamur

“Karımı sokakta bir adamın kolunda gördüğüm zaman ilk hissettiğim şey korku oldu. Ölüm korkusu. Ölüyorum sandım. Çok korktum. Oysa ölmesi gereken karımdı. Ölmesi gereken karımın yanındaki adamdı. Ama ben ölüyordum.”

Bir eski koca birkaç yıl önce boşandığı karısını bir başka adamın kolunda görünce ne yapar? Kıskançlık krizine mi girer, durumu olduğu gibi kabullenerek yanlarına gidip “merhaba” mı der, görmezden mi gelir yoksa “hayır canım o benim karım değil, benzetiyorum” mu der?

Hamdi Koç, Bir Eski Kocanın Öğleden Sonrası’nda bir kocanın bu ruh hallerine değiniyor, akıcı ve nükteli üslubuyla.

Gizli Aşk Bu

9789752895911

Yazar :      Özen Yula
Yayınevi : Everest Yayınları
Sayfa :     184 Sayfa
Ebat :     13.5×19.5
Kağıt :     2. Hamur

Müjde ile Şener birbirlerine âşıklar… mış. Çok eskiden.

Aslında bütün mahalle biliyormuş ama şimdiye kadar susmuşlar.

Hatta Şener’in karısı Hümeyra da biliyormuş ama…

Sonra Serra, Lale ve Ayşenil hep buluşuyorlar da, Suzan’la Lale küs ya… Ama o da başka bir hikâye. Tabii onun da aslı ortaya çıkıyor zaten.

Hiçbir şey gizli kalmaz ki Cihangir’de.

Özgü ile Oktay da yolda karşılaştıklarında… Tabii Oktay da bir garip çocuk, babası bir âlem, annesi başka. Kız kardeş dersen hepten… Kremler de kremler, illa daha güzel, illa daha genç olacak.

Cihangir bambaşka bir dünya. Çocukluğumuzun mahallesi ya da çocukluğumuzda öyle olmuş olmasını dilediğimiz masum bir İstanbul ara sokağı.

Hiç olmuş muydu böyle masumiyetlerimiz, yoksa hepsi, siyah-beyaz bir filmin çiziklerle dolu, koptukça makiniste ıslık çaldığımız, tamir edilip oynatılmaya devam eden yıpranmış bir kopyası mıydı?

Kim bilir, Gizli Aşk Bu, kim söyleyebilir, kim anlatabilir?

Pandora / Cep Boy

k9786055872489

Yazar :      Anne Rice
Yayınevi : Martı Kitabevi
Sayfa :     397 Sayfa
Ebat :     10,8×18,8
Kağıt :     2. Hamur
Stokta :     Var

BAŞTAN ÇIKARICI

Rice bütün o güzellikleriyle seksi ve dayanılmaz vampirleri ile geri dönmüş… Pandora bir süper kadın kahraman; güzel, tabi ki zeki, korkusuz, özgür, tutkulu ve becerikli. Ve nefesleri kesecek, adrenalin pompası gibi bir es

KORKUNÇ DERECEDE ENERJİK

Karakter Eski Romada doğmuş soylu bir kadındır, sonraları Pandora Mitini kendisiyle adlandıracak ve sürprizlerle dolu kutusunu açacaktır. Yeni bir kan emme ihtiyacından sonra oturduğu modern Paris kafelerinden birinde, kendi tarihini baştan yazmaya karar verir ve deri kapaklı antika bir defterin boş beyaz sayfalarını hemen doldurmaya başlar…

Öyküsel zekânın zenginliği ve zamanın detaylarını anlatan muhteşem bir eser.

Dev Kashna Ağacı

erdal-demirkiran-1
Kitap Adı :
Sen Şimdi Gidecen ya
Cehennem’in Dibine Git

Yazarı :
Erdal DEMİRKIRAN

Yayın Evi :
Kashna Kitap Ağacı

Dizisi :
Kişisel Değişim Serisi V

Kapak Tasarım :
Kashna

ISBN :
978-975-6197-11-0

Barkod :
9789756197110

Sayfa Sayısı :
496

Basım Yeri / Tarihi :
İstanbul / Ekim 2007

Kitap Ebatları :
135 x 195 cm.

Kapak Cinsi :
Karton Kapak

Etiket Fiyatı :
1950 YTL

Kitap Hakkında :

SEN ŞİMDİ GİDECEN YA
CEHENNEM’İN DİBİNE GİT…

Sevdin mi Mecnun gibi sevip düşme çöle…
Sevdin mi Ferhat gibi sev hiç olmazsa;
git dağ del su getir köyüne de aşkın bir işe yarasın…

Diyerek aşka ve sevgiye dair yepyeni ve bir o kadar da çarpıcı bakış açılarıyla okurunun karşısına çıkan Erdal Demirkıran aşkı yararlı hale getirmenin yollarını anlatıyor… Aykırı yazar bu kitabında okuyucusunu yine şaşırtıyor ve ona bir bağır taşı hediye ediyor. Yani ‘Bağra taş basmak!’ deyiminde adı geçen o taşı sunuyor okuyucusuna.

Kitap üç bölümden oluşuyor.
1 – Aşk Hakkında Her Şey
Birinci bölümde yazar bugüne kadar aşk hakkında yazılan birçok şeyi reddederek bambaşka şeyler anlatıyor. Örnek verecek olursak ‘Allah aşkı yoktur!’ diyerek bilinen kalıpların ötesine geçip yepyeni bir tartışma başlatıyor. İlginç olansa tartışma konusu değil tartışmanın başladığı anda yazarın lehine sonuçlanıyor olmasıdır; çünkü dünyanın en akıllı insanı kıvrak zekası ve usta kalemiyle konuyu kendine has üslubu çerçevesinde akıl almaz bir noktaya taşıyor.

Sokrat Eflatun Aristo gibi ünlü filozofların kadın ve aşk konusundaki gaflarına da değinen Demirkıran Arthur Schopenhauer’dan Nietzsche’ye Dimaşklı Yuhanna’dan Aziz Jerome’a Magdeburg’lu Mathilde’den Christine Ebner’e Büyük İskender’den Napolyon’a Şeyh Bedrettin’den Hallac-ı Mansur’a Mimar Sinan’dan Fuzuli’ye kadar tarihe damgasını vuran birçok insanın bilinmeyen yönlerini açığa çıkarıyor.

2 – Evlilik Hakkında Her Şey

Yazar kitabın bu bölümünden evli erkeklerin eşlerini arabalarıyla evli kadınların da kocalarını dantelli havlularıyla aldattığına işaret ediyor mesela.
Evlilik konusuna derinlemesine bir bakışla yaklaşan Erdal Demirkıran eşlerin kendilerini sorgulamasını sağlayacak ifadeleriyle dikkat çekiyor. Yazar kitabının bu bölümünde ‘sadece erkekler okusun!’ ve ‘sadece kadınlar okusun!’ diye iki başlık atmış ve bu başlıkların altını ilginç tavsiyelerle doldurmuş. Demirkıran’a göre kitabın bu bölümü bir çok evliliği kurtaracak ilginç bir içerik taşıyor.

3 – Cehennem Hakkında Bazı Şeyler

Zihinde oluşturulabilen bir Cehennem’den bahsediyor dünyanın en akıllı insanı. ‘Canını sıkan kim varsa yolla bu Cehennem’e ve kurtul!’ diyor yazar kitabın bu bölümünde. Ve bölümün sonunda ‘Bağır Taşı Üzerine’ başlığıyla kaleme aldığı yazıyla kitabın köşesinde okuruna sunduğu ‘Bağır Taşı’ hakkında bir açıklama yapan Demirkıran bu taşın ne anlama geldiğini ve nasıl kullanılacağını da özetliyor.

Bu İşte Bir Yalnızlık Var | Tuna Kiremitçi

kitapYanlış bir aşk, terk edilmişliğin hüznü, müziği eşlik ettiği hayaller, parasızlıkla sarsılan hayatlar ve bitmeyen mutluluk arayışları… İlk romanı Git Kendini Çok Sevdirmeden’le büyük beğeni toplayan Tuna Kiremitçi, bu sefer bir müzisyenin dünyasını anlatıyor. Memet Olcay’ın gücünü ve zayıflığını, pazar günleri buluştuğu kızıyla yeniden keşfettiği İstanbul’u, ortadan kaybolan arkadaşını arkarken bulduğu aşkı ve yaptığı o ilk besteyi… Romanın bir tarafında bütün endamıyla hayat duruyor; öteki tarafında da elinde çalgısıyla tek başına bir adam.

Stephenie Meyer-Alacakaranlık

images6Üç şeyden emindim. Birincisi Edward bir vampirdi. İkincisi, ne kadar baskın olduğunu bilemesem de onun bu vampir yanı kanıma susamıştı. Üçüncüsü ise, koşulsuz ve geri dönülemez bir şekilde ona aşık olmuştum.
Isabella Swan Washington’ın, yağmurun hiç dinmediği küçük kasabası Forks’a taşınır. Bu şimdiye kadar aldığı en sıkıcı karar gibi görünmektedir. Fakat gizemli ve çekici Edward’la tanışması hayatını heyecanlı ve tüyler ürpertici bir hale sokar. Edward şimdiye kadar, içinde yaşadığı küçük toplulukta vampir kimliğini saklayabilmiştir. Ancak artık kimse güvende değildir, özellikle Edward’ın en çok değer verdiği insan olan Isabella… İki sevgili kendilerini tutku ve tehlike arasında dengede duran bir bıçağın en keskin noktasında bulur.
Alacakaranlık içgüdülerimize meydan okumakla tutkularımızı tatmin etme boyun isteği arasındaki çatışmayı sorgulayan etkileyici bir kitap.
Stephenie Meyer, 2005 yılının geleceği en parlak yeni yazarıdır.”

Tutulma (Stephenie Meyer

Tüm dünyada satış rekorları kıran Alacakaranlık Serisi’nin yüksek hasılatlı filmi vizyona girmeden beklenen üçüncü kitap Tutulma hem de filmin afişiyle birlikte kitabevlerinde… Binlerce Alacakaranlık hayranını beklediğine değecek kadar sevindirecek olan kitabın satışa sunulduğu ilk gün kapışılması mümkün! Çünkü Edward’la Bella için aşkın anlamı Tutulma’da daha derin…

Zülfü LİVANELİ – Son Ada

son-ada-buyukRemzi Kitabevi / Roman Dizisi

Livaneli’den alegorik ve sarsıcı bir roman…

Darbeci bir başkan, emeklilik yıllarını geçirmek üzere, herkesin her şeyiyle hoşnut olduğu cennet bir adaya yerleşir. Başkan, ruhuna dek işlemiş olan yıkıcılık potansiyelini, geçmiş politik gücünden de yararlanarak kullanmaya kararlıdır. Bu doğrultuda tüm adayı etkileyecek müdahalelere girişir.

Önceleri sıradan görünen bu müdahaleler, sonunda düşmanı düşmana kırdırmaya dek varacaktır. Başta martılar olmak üzere, ada halkı dahil tüm canlılar Başkan’ın acımasızlığından payını alacaktır. Bu arada durdurulamaz görünen bu gidişe direnen bazı sesler de vardır.

Livaneli Son Ada’da, düşsel bir ülkede yaşanan aslında hepimizin aşina olduğu olayları alegorik bir anlatımla verirken, politik ve kişisel ihtiraslarla topluma ve doğaya müdahalelerin sonuçlarını da gözler önüne seriyor.

184 sayfa, 2. hamur,

ISBN: 9789751413109;

Boyut: 14 x 20 cm;

Baskı Tarihi: Ekim 2008

Orhan PAMUK – Masumiyet Müzesi

masumiyet-muzesi-buyuk“Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.”
Nobel ödüllü büyük yazarımız Orhan Pamuk’un üzerinde altı yıldır çalıştığı harikulade aşk romanı bu sözlerle başlıyor… Mahsumiyet Müzesi’ni okurken yalnız aşk hakkında değil, evlilik, arkadaşlık, cinsellik, tutku, aile ve mutluluk hakkındaki bütün düşüncelerinizin derinden etkilendiğini ve kitabın rengârenk dünyasından hiç ayrılmak istemediğinizi göreceksiniz.

1975’te bir bahar günü başlayıp günümüze kadar gelen İstanbullu zengin çocuğu Kemal ile uzak ve yoksul akrabası Füsun’un hikâyesi: hızı, hareketi, olaylarının ve kahramanlarının zenginliği, mizah duygusu ve insan ruhunun derinliklerindeki fırtınaları hissettirme gücüyle, elinizden bırakamayacağınız ve yeniden okuyacağınız kitaplardan biri olacak.

Ülkemizde ve dünyada milyonlarca okurun sevgi ve hayranlığını kazanmış olan, kitapları elli sekiz dile çevrilen ve her yeni romanı büyük bir merakla bütün dünyada beklenen Pamuk, okurlarına unutulmaz rüyalar gibi, akıllardan hiç çıkmayacak sarsıcı bir hikâye anlatıyor.

“Pamuk, Doğu’nun da Batı’nın da sahiplenmekten şeref duyacağı temel ve kalıcı bir yazar…”
New York Times

Orhan Pamuk

İletişim Yayınları / Çağdaş Türkçe Edebiyat Dizisi

592 sayfa, 2. hamur, ISBN: 9789750506093; Boyut: 14 x 20 cm;

Baskı Tarihi: Ağustos 2008
Özgün Dili: Türkçe

Can YÜCEL – Ben ve Bizimkiler

ben-ve-bizimkiler-buyuk

Kendisine ve ailesine dair şiirlerini bir araya getiren bu seçki, şiire dönüşmüş bir yaşamın, şiire iadesidir.
Can Yücel, yaşamı, kişiliği ve tutumuyla Türk düşün, siyaset ve sanat hayatında bir parantez, tekil bir örnek. Can Yücel’in yaşamı ise, muhalif, sakallı, inceliklerle dolu ve üzerine çok düşülmüş bir şiir.

Yazar :

Can YÜCEL

Yayınevi :

Doğan Kitapçılık

İki Aşk Arasında Atatürk

iki-ask-arasinda-ataturk-buyukTarihi yazanlar kendi duygusal hayatlarını örgütleyebilmede sonsuz acılar içinde kalabilirler ve duygusal yapılanmalarındaki çalkantıları her zaman kendi isteklerine göre belirleyemezler. Dünyanın bütün halleri, çözülebilecek zorluklar gibi karşılarında dursa da her türlü ateşte ve zorlukta sınadıkları bedenlerini, duygusal dünyalarında denetleyememişlerdir. Böylesi durumlarda, yani kalbinin kırıldığı yerde böyle insanlar, dünyanın bütün iklimlerini bilmelerine rağmen kendilerini yalnızlaştıran dilsiz duvarlarla baş başa kalabilirler. Atatürk, gönlünü verdiği birlikte değişik hazları tattığı kadınlardan ikisini çok önemsediğini şöyle dile getirmişti: Beni iki kadın çok sevdi; biri yalnız ben olduğum için, öteki mevkiim için Oysa Mustafa Kemal askeri dehasının yanında toplumsal hayatı da bilen duygusal bir yapı içinde büyümüştür. Hayatına birçok kadın girmiştir. Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte ortalarda görüneceği bir first-lady’e çevresinin de telkiniyle ihtiyaç duymuştur. Ancak Latife Hanım’la yaptığı resmi evliliği hayatı paylaşma noktasında uzun sürmemiştir. Kalbinin gizli köşesinde, ölümüyle sürekli acısını yaşadığı Çankaya’nın duvaksız gelini Fikriye, her zaman yüreğini burkmuştur. Aşk ile sıkışan kalp, hayata karşı kayıtsız kalmamayı gerektirse de gene de insan o kör kuyuya ya da aşka zaman zaman düşer. Elinizdeki bu kitap Atatürk’ün hayatında yer etmiş iki kadının Mustafa Kemal’e olan sevgilerini, tutkularını ve aşklarını anlatmakta ve Mustafa Kemal’in bugüne kadar göz ardı edilen insani yönünü gözler önüne sermeyi hedeflemektedir

Yazar :
Nesrin AYDEMİR

Yayınevi :
Nokta Kitap

Deli Ormanın Koca Çınarı AHMET HAZERFEN

ahmet_hazerfen_buyuk1920 yılında Bulgaristanın Razgrad ilçesinin Yunus Abdal (Yonkovo) Köyünde dünyaya gelen Ahmet Hezarfen, almış olduğu köklü eğitimin yanısıra Osmanlıca, Bulgarca, Makedonca ve Esperantoca bilen, kendisini tarihçi olarak yetiştirmiş bir Türk Alevî-Bektâşîsidir. 31 yıl Bulgaristanda yaşadıktan, orada Türklerin sorunlarıyla ilgilenen ve eğitim faaliyetlerinde bulunan Hezarfen Türkiyeye geldikten sonra öğretmen olarak görev yaptı. 2005 yılında ölümüne kadar sendikalarda, demokratik kitle kuruluşlarında, öğretmen örgütlerinde görev yapan Ahmet Hezarfen, İstanbul Başbakanlık Osmanlı Arşivlerinde çalışmış ve ömrünün geri kalan yıllarını Osmanlı tarihinin ve Alevî-Bektâşî toplumun bilinmeyen yönlerinin aydınlatılmasına sarfetmişti. Ayhan Aydının Ahmet Hezarfenle yapmış olduğu bir söyleşi dizisiyle, onun Balkanlarda Alevî-Bektâşî varlığı üzerine araştırmalarını bir araya getiren eser, Balkan Türklerinin Koca Çınarını fikir ve düşünceleri, iç dünyası ve yaşamıyla birlikte daha yakından tanımamızı sağlıyor. Değerli araştırmacı, yazar Ayhan Aydının yıllar süren çabaları sonucu ortaya çıkan çalışma, aynı zamanda Ahmet Hezarfenin tüm yazılarının ve yayınlarının bir bibliyografyasını içeriyor.

Yayınevi : Niyaz Yayınları
Kitap Adı : Ahmet Hazerfen
Yazar Adı : Derleyen : Ayhan Aydın
Türü : Biyografi
Sayfa Sayısı : 576
Çıkış Tarihi : Şubat 2008

Şafak Vakti

92386_s37 farklı dilde 40 milyondan fazla satan “Alacakaranlık” Serisinin yazarı Stephenie Meyer’den serinin son kitabı Şafak Vakti…
Bir vampiri sevdiğinizde, seçim hakkınız kalmaz. Bunun sevdiğiniz kişiyi inciteceğini bile bile nasıl kaçar, nasıl savaşırdınız? Sevdiğinize verebileceğiniz tek şey hayatınızsa, nasıl vermemezlik ederdiniz? Ya onu gerçekten seviyorsanız?
Vazgeçilmez bir şekilde bir vampire âşık olmak, Bella Swan için, bir fantezi ve kâbusun gerçeğe karışmasıdır. Edward Cullen’a duyduğu yoğun tutkuyla bir tarafa, kurt adam Jacob Black ile arasındaki derin bağ ile öbür tarafa çekilmiş bir halde, nihai dönüm noktasına ulaşmak için kayıplar ve mücadele dolu çalkantılı bir yıl geçirmiştir. Artık kaçınılmaz bir seçimle karşı karşıyadır; ya ölümsüzlerin karanlık ama çekici dünyasına katılacak, ya da iki kabilenin arasında insan olarak hayatına devam edecektir.
Bella artık kararını vermiştir ve kendisini muhtemelen yıkıcı ve anlaşılmaz sonuçları olacak benzeri görülmemiş bir olaylar zincirinin içinde bulur. Önce Alacakaranlık’ta yıpranmış olduğunu, ardından Yeniay ve Tutulma’da da dağılıp koptuğunu gördüğümüz ipler, artık tamamen düzeltilip bir araya gelecek gibi görünüyor. Peki ya bu sonsuza kadar gerçekleşmezse? Alacakaranlık efsanesinin heyecanla beklenen son kitabı, Şafak Vakti, milyonları büyüleyen bu romantik hikâyenin sırlarını ve gizemlerini aydınlatıyor.

Bir İlişki 50 Günde Nasıl Kurtulur?

Bir-İlişki-50-Günde-Nasıl-Kurtulur?Roman tadında bir anlatı…

Ebru Tuay Üzümcü, Bir İlişki 50 Günde Nasıl Kurtulur? ‘da, neredeyse bitmiş bir ilişkinin bir evlilik danışmanının yardımıyla onarılış öyküsünü anlatıyor.

Roman tadındaki bu kitap bize, birlikte yaşayan kişilerin yaşama farklı bakmayı, birbirlerinin duygularını anlamayı nasıl öğrenebileceklerini, hem kendisi, hem eş hem de

anne ya da baba olmanın nasıl başarılabileceğini gösteriyor.

Mutlu bir aile şans eseri değil, bilinçli çabanın eseridir.

Siz Kimi Kandırıyorsunuz!

siz-kimi-kandiriyorsunuzYakın tarihin labirentlerinde, ezber bozan, şaşırtıcı bir yolculuk…

Ülkelerin geçmişi ile bugünü arasındaki benzerlikler şaşırtıcıdır.30 mayıs 1876 askeri darbesiyle tahttan indirilen Abdülaziz’in başına gelenler ile Cumhuriyet döneminde ağır ekonomik kararlar alan hükümetlerin başına gelenler benzerdi.

MHP’nin bugün başörtüsünden yana tavır almasında şaşırtıcı bir yan yoktu, çünkü dönemin Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’nde bundan 39 yıl önce Nihal Atsız ve Alparslan Türkeş ayrılığıyla birlikte büyük bir tarihsel dönüşüm yaşanmış, oy alabilmek için İslam motifinden yararlanma kararı verilmişti.

Tarikatlar geçmişte ülkenin sosyoekonomik ve siyasi hayatında önemli bir rol oynadı, ya bugün? Başka bir açıdan günümüz tarikatları…

Dünün eli silahlı Akıncı Gençler’i bugün ne yapıyor?

AKP’lilerin eşleri neden ve nasıl örtündü?

Osmanlı istihbarat örgütünü İngilizler neden ve nasıl kurdu?

Dincilerin Mehmed Âkif Ersoy’la ilgili yalanı artık son buluyor.

Doğruyu bulmak zekâ ve bilgi meselesinden çok, kişilik ve ahlak sorunudur.

Yeşil

yesil
yesil

Mahmut Yıldırım…
Oğlu Murat Yıldırım’ın Kaleminden
1974 yılında katıldığı Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan sonra MİT’ten gelen davet mektubuyla istihbarat dünyasına adım atar. Yıllarca Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde terör örgütleriyle yapılan mücadelede ismini duyurur. 1996 yılında, MİT tarafından Abdullah Öcalan’a suikast düzenlemek üzere Suriye’ye gönderilir. Yurt içinde ve yurt dışında yüzlerce gizli operasyona katılır. Kasım 1996’da ortadan kaybolur. O günden sonra kendisinden haber alınamaz.
Derin devlet tartışmalarının başladığı günlerde kanun dışı birçok olayın faili olarak gösterilir. Binbaşı Ahmet Cem Erveser’in öldürülmesi, Ömer Lütfi Topal’ın kaçırılması, Kürt Yazar Musa Anter’in infazı, haraç çeteleriyle bağlantıları, Gazi Mahallesindeki saldırılar…
Yeşil’in bugüne kadar anlatmadığı olayların perde arkasını, babasına iftira atıldığını ispatlamak için yazmaya başladı. Yıldırım’ın kaleminden çıkan satırlar; Ahmet Cem Ersever’den Mehmet Ağar’a, Korkut Eken’den Abdullah Çatlı’ya, derin devlet hakkında bilinenleri farklı bir bakış açısıyla gözler önüne seriyor.
“Devletin iki kanunu vardır:
Bir:Devlet her zaman haklıdır. İki: Birinci kural her şartta geçerlidir.” Türkiye’nin son otuz yılına damgasını vurmuş bir isim: Mahmut Yıldırım Ve Türkiye’nin bu dönemini bambaşka kılan bir kod ad: Yeşil.Savaşçısında, Mahmut Yıldırım’ın oğlu Murat Yıldırım, ilk kez sorulmaya cesaret edilen sorulara, ilk kez ve okuması cesaret isteyen cevaplar veriyor:
Mahmut Yıldırım nasıl bir süreçten geçerek Yeşil’e dönüştü?
Ahmet Cem Ersever kimdir?
Susurluk kazası gerçekte neyin sonucuydu?
Suriye’de Abdullah Öcalan’a düzenlenen suikastların en gizli detaylarını kimler biliyordu?
Kürt işadamları nasıl infaz edildi?
İtirafçılar nasıl devşirilirdi?
Hizbullah – PKK ve Devletin ilişkisi ne kadar derinlere iniyor?
Yeşil hayatta mı?

Murat Yıldırım / Cemalettin Emeç
TİMAŞ YAYINLARI

İÇİMİZDE BİR YER, AHMET ALTAN

Ahmet Altan
Alkım Yayınevi;

İstanbul, 2004, 13.5 x 19.5 cm., 158 sayfa, Türkçe, Karton kapak.
ISBN No: 9756363517

Siz kendi duygularınızın kölesisiniz, herkes gibi. Ama size hükmeden bu duyguları tanıyamaz, ne zaman, nerede, nasıl ortaya çıkacağını bilemezsiniz. Bir aşk, bir öfke, çıldırtıcı bir kıskançlık, dayanılmaz bir özlem bazen karanlıkların içinden çıkıp sizi esir alabilir. Bazen, bir başka insan için kendinizden vazgeçebilirsiniz. Bazen öfkeyle kamaşır içiniz. Kendi bilinmezliğinizle yaptığınız bu karmaşık dansta adımlarınızı ayarlamak için size yardım edecek olan edebiyattır. Size, sizi, hayatı, insanları, duyguları anlatan edebiyat. Ahmet Altan, bu kitabıyla hayatın ve insanın derinliklerindeki bütün duygu kıpırtılarını ışığa çıkartıyor. Okuyacağınız her satırda kendinize ya da bir tanıdığınıza ait bir duygunun izini, macerasını bulacaksınız. Bu kitabı okurken