Habeler, haber
DOLAR
2,90 / 1,86
EURO
3,20 / 1,52
ALTIN
104 / 1,63
BİST100
75,960 / -1,25
Güneşli
İzmir: Güneşli
33°
  • NAMAZ
    VAKİTLERİ
  • HAVA DURUMU
  • ÜYELİK GİRİŞİ

Operasyonlarda yerel güçlerin önemine dikkat çekti

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Musul ve Rakka operasyonlarında yerel güçlerin önemine dikkat çekerek, "Daha iyi bir stratejiyle, koalisyon ülkeleriyle beraber havadan da destek vererek hem Musul hem Rakka operasyonu arazide de özel kuvvetlerimiz yerel güçlere destek verirse başarılı olabilir, DAEŞ buralardan temizlenebilir" dedi.
Operasyonlarda yerel güçlerin önemine dikkat çekti
Eklenme : 09 Eylül 2016 20:23    Güncelleme : 09 Eylül 2016 20:23    Okunma :

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Musul ve Rakka operasyonlarında yerel güçlerin önemine dikkat çekerek, “Daha iyi bir stratejiyle, koalisyon ülkeleriyle beraber havadan da destek vererek hem Musul hem Rakka operasyonu arazide de özel kuvvetlerimiz yerel güçlere destek verirse başarılı olabilir, DAEŞ buralardan temizlenebilir” dedi.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile bir araya geldi. İkili görüşme sonrası ortak basın toplantısı düzenlendi. Bakan Çavuşoğlu, DAEŞ’le mücadele kapsamında, “Elbette hiç kimse oralara dönmesi için zorlanamaz bu gönüllülük esası çok önemli. Örneğin Musul’da yerel güçler olsaydı, Maliki’nin oluşturduğu Şii güçleri yerine yerel güçler olsaydı DAEŞ’e Musul şehrini teslim etmezlerdi. Şimdi Cerablus operasyonunun başarılı olması esasen Rakka’daki güçlerin ve Musul’da yerel güçlerin de cesaretini arttırdı. Koalisyon içindeki ülkeler de biraz destek verince Özgür Suriye Ordusu’nun, ılımlı muhalefetin ne yapabileceğini daha iyi gördü. Daha iyi bir stratejiyle, koalisyon ülkeleriyle beraber, havadan da destek vererek hem Musul hem Rakka operasyonu arazide de özel kuvvetlerimiz yerel güçlere destek verirse başarılı olabilir, DAEŞ buralardan temizlenebilir. Tabii yerel güçlerin özellikle PYD/PKK terör örügtü gibi kendi ajandalarına hizmet etmemesi gerekiyor ki bu zaten mümkün değil. İnsanları göçe zorlamak yerine, etnik temizlik yerine orada yaşayan ve yaşayacak olan insanların güvenliğini tesis etmeleri gerekir. Tabii uçuşa yasak bölgenin olması gerektiğini zaten söyledik ama bu esasen tek başına NATO’nun işi değil, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin de karar alması gerekiyor. Buralarda insanların evlerine dönebilmesi için sadece karadan güvenliklerinin sağlanması yetmez, hava saldırılarının olmaması için de bu uçuşa yasak bölgeyle bunu desteklemek gerekiyor” diye konuştu.
Alman parlamenterlerinin İncirlik Üssü’nü ziyaret talebi ile ilgili bir soru üzerine Stotenberg, “İncirlik Üssü ile ilgili konu Alman parlamenterlerin Türkiye ile aralarındaki ikili bir konuydu ve bu bazı sıkıntılar oluşturdu. Ben şu anda bu konunun çözülmüş olmasından dolayı memnuniyet duymaktayım. Dışişleri Bakanı da basın da dün bu konunun çözüme kavuşmuş olduğunu belirttiler. Ben bunu memnuniyetle karşılıyorum. Çünkü tüm çabalarımız DAEŞ ile mücadele etmek için yoğunlaştırılmalıdır ve İncirlik’teki üs ise Alman meslektaşlarımızın katkılarıyla yapmak istemiş olduğumuz mücadeleyi hayata geçirebilmek için kullanılan bir üstür. Bu sıkıntının aşılmış olmasından dolayı memnuniyet olmaktayım. Her iki tarafın yapıcı yaklaşımı bizi memnun eden bir diğer konuydu” şeklinde cevap verdi.
Çavuşoğlu ise bu soruya şöyle cevap verdi:
“Alman Federal Meclisi’nin 1915 olayları ile ilgili aldığı saçma karar sebebiyle Alman Meclisi Savunma Komisyonu’nun üyelerinin İncirlik Üssü’ne yapmak istedikleri ziyareti engellemiştik. Sayın Merkel ve Alman Hükümeti, Dışişleri Bakanı dahil bize başvurdukları zaman hükümet olarak meclisin aldığı bu saçma karara bir mesafe koyarlarsa ve bunun hukuki olarak bağlayıcılığının olmadığını söylerlerse, hükümeti de bağlamadığını söylerlerse, bizi tatmin eden bir açıklama yaparlarsa ancak buna izin verebileceğimizi net bir şekilde söyledik. Avusturya, Lüksemburg ve Vatikan’a söylediğimiz gibi onların yaptıkları açıklamalar da zaten ortada. Alman Hükümeti bu açıklamayı yaptı ve yaptığı açıklama esasen tüm dünyaya örnek olacak bir nitelikte, herkesin ders alması gereken bir açıklamadır ki, açıklamasında soykırım teriminin siyasi bir terim değil, hukuki bir terim olduğunu vurguladılar ve bir olayın soykırım olarak kabul edilebilmesi için mahkeme kararının şart olduğunun altını çizdiler. Bu açıklama bizi tatmin ettiği için biz de Ekim ayı başında gelecek olan komisyon üyelerine izin verdiğimizi yeni bir talepten sonra Alman Hükümeti’ne bildirdik. Almanya ve bazı batı ülkeleri ben istediğimi yaparım, istediğimi de alırım anlayışından vazgeçmesi gerekiyor. En azından bunun Türkiye’ye işlemediğini, böyle yaklaşımları kabul etmediğini ve reddettiğini bir kere daha görmüş oldular.”
(İHA)



Bu habere hiç yorum yapılmamış. ilk yorum yapan sen ol !
  • SİYASET
  • GÜNCEL
  • KÜLTÜR
  • SPOR
  • DÜNYA
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10

GÜNÜN HABERLERİ

YAZARLAR

baslik