Habeler, haber
DOLAR
2,90 / 1,86
EURO
3,20 / 1,52
ALTIN
104 / 1,63
BİST100
75,960 / -1,25
Güneşli
İzmir: Güneşli
33°
  • NAMAZ
    VAKİTLERİ
  • HAVA DURUMU
  • ÜYELİK GİRİŞİ

Bölge bir ateş çemberine döndü

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Suudi Arabistan ile İran arasında yaşanan gerilime ilişkin, "Bu bölgenin daha büyük gerilimleri kaldıracak hali kalmamıştır.
Bölge bir ateş çemberine döndü
Eklenme : 04 Ocak 2016 21:48    Güncelleme : 05 Ocak 2016 8:41    Okunma :

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Suudi Arabistan ile İran arasında yaşanan gerilime ilişkin, “Bu bölgenin daha büyük gerilimleri kaldıracak hali kalmamıştır. İki ülkenin birbirlerine karşı hasmane tutumda hareket etmesi, iki ülkeye de zarar verir” dedi.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, 2016 yılının ilk Bakanlar Kurulu toplantısının gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, bugünkü Bakanlar Kurulu toplantısında 3 ana sunumun olduğunu ifade etti. Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın başkanlığındaki bir heyetin 2015 yılı değerlendirmesi ve 2016 perspektifini paylaştığını belirten Kurtulmuş, para politikaları, para politikalarında normalleşme, enflasyonla mücadele konusunda atılması gereken adımların bu sunumla paylaşıldığını ifade etti. İkinci sunumun ise, reformlar ile ilgili sunum olduğunu anlatan Kurtulmuş, reformlardan sorumlu olan Başbakan Yardımcısı öncülüğünde reform süreçlerin son derece disiplinli bir şekilde takip edildiğini dile getirdi. Ortaya konulması gereken politika perspektifi ve olgunlaştırılmış yasa tekliflerinin Bakanlar Kurulu’na geldiğini anlatan Kurtulmuş, “Bu çerçevede bugün Bakanlar Kurulumuza gelen konu, Kişisel Verilerin Korunması ile İlgili Kanun Tasarısı’dır. 2010 yılında kişisel verilerin korunması ile ilgili anayasal değişiklik yapılmış ancak henüz yasal düzenlemeler yapılmamıştır. AB uyum sürecinin önemli adımlarından biri kişisel verilerin korunması ile ilgili kanundur. Müzakerelerde gündeme gelen vize muafiyeti ile ilgili alanlarda da, vize muafiyeti gerekliliklerden 9 tanesi kişisel verilerin korunması yasası ile birlikte gündeme gelmiş olacaktır. Terörle mücadelen çok farklı alanlara kadar, kişisel verilerin korunması ile ilgili yasa Türkiye’nin demokrasinin gelişmesine katkı sağlayacaktır. Bu çerçevede, veri işleme kontrolü tek elden toparlanmış olacak. Fişleme ile ilgili tartışmalar bütünüyle rafa kalkacak. İnsanlarla ilgili olarak kişisel veriler yasal olarak kurum tarafından izlenecektir. Bu yasa çerçevesinde kişisel verileri izleme kurulu ve kişisel verileri izleme kurumu adı altında iki oluşum ortaya çıkacak. Kişisel kurum, tamamıyla özerk olacak. Kendi içerisinde kuruma yapılan şikayetler kurul tarafından değerlendirilerek gerekli idari para cezaları verilecektir. İmzaların atılmasının ardından parlamentoya gönderilecek” ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, üçüncü önemli sunumun ise İçişleri Bakanı Efkan Ala tarafından yapılan sunum olduğunu belirterek, terörle mücadele konusunda sürdürülen operasyonlara işaret etti. Şu anda Silopi, Sur ve Cizre’de önemli mesafelerin alındığını anlatan Kurtulmuş, “Bu mücadele sürüyor. Oradaki terör unsurlarıyla sivil vatandaşlarımızı birbirinden ayıracak hassasiyetle bu mücadele sürdürülüyor. Kış şartlarının ağırlaşması ile birlikte sahadaki mücadelenin yanında iklim şartlarıyla da mücadele etmek gerekiyor. Bu mücadele ile ilgili detaylar gündeme gelmiştir. Sivil vatandaşların terörden görmüş olduğu zararların karşılanması konusunda da hangi adımların atılacağı konusu gündeme gelmiştir” dedi.

MİLLETVEKİLLİĞİ DOKUNULMAZLIĞININ KALDIRILMASI TARTIŞMALARI

Kurtulmuş, açıklamaları sonrası gazetecilerin sorularını cevapladı. Bir gazetecinin, “Özyönetim çağrılarının ardından başlayan dokunulmazlık tartışmaları var. Dokunulmazlık ve parti kapatma ile ilgili tavrınız nedir” sorusuna Kurtulmuş, “Parti kapatmaların Türkiye’nin siyasetine en ufak katkı sağlamadığını görmüş olduk, geçtiğimiz dönemdeki uygulamalarda. Aynı şekilde, milletvekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasının da çok sonuç alıcı bir mahiyette olmadığını. Başından beri söylediğimiz, HDP’ye dostça tavsiye ettiğimiz husus şudur, Türkiye’de terörün sona erdirilmesi, Türkiye’deki vatandaşlarımızın sorunlarının çözülebilmesi için en büyük sorumluluk HDP’nin üzerine düşüyor. Demokrasinin dilini kullanması, öncelikli olarak kendilerine oy veren kitlenin de taleplerini de göz önünde bulundurması gerekiyor. HDP’ye oy veren vatandaşlarımız da olmak üzere, Türkiye’de vatandaşlarımız, terörü desteklesinler, terör örgütüne arka çıksınlar diye kimseye oy vermedi. Kimseye demokratik mücadele dışında bir siyasi mücadele yolu arasınlar ve bu yol üzerinden siyaset geliştirsinler diye oy vermedi. Dolayısıyla, öncelikli olarak büyük sorumluluk HDP’nin üzerine düşüyor. HDP’de siyaset yapanlar, barışın diliyle konuşmaya, Türkiye’de demokratik kurum ve kuralların işletilmesine azami sarf etmeye dikkat etmeliler” karşılığını verdi.

Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Böylece, zaten parlamentodalar. Parlamento içerisinde hangi fikri demokratik yollarla dile getireceklerse buyursunlar dile getirsinler ama parlamento dışında demokrasi dışında yollarla Türkiye’nin birlik ve dirliğini bozmak, Türkiye’nin parçalanma süreci içerisine sürüklenmesini sağlayacak sözlerden, eylemlerden ve işlerden kaçınmalıdırlar. Bunu, bir tavsiye olarak sürekli tekrarlıyoruz. Umarız ki fayda eder. Bunu söylerken de söylediğimiz şey şu; Türkiye, bütün gelişmelerini demokrasisini geliştirdiği süreçlerde sağlamıştır. HDP, kendisine oy veren insanların hakkını koruduğu iddiasındaysa öncelikle bu demokrasi süreçlerine uyarak, demokrasi içinde fikirlerini dile getirerek katkı sunmalıdırlar. Aksi takdirde, hendek siyasetinin yanında durarak, hendek siyasetine destek vererek, hendek siyasetini ortaya koyan illegal unsurları meşru hale getirmeye çalışarak, Türkiye’de siyaset yapılamaz. Biz, prensip itibarıyla parti kapatmalarına da milletvekilliklerinin düşürülmesine de karşı olduğumuzu her platformda ifade ediyoruz. Biz, iktidar olarak bu sorumluluğumuzu yerine getirirken herhalde HDP’nin de demokratik sorumlulukları yerine getirmek üzerine düşen çok temel bir borçtur. Bu borcun, bu ödevin HDP’liler tarafından yerine getirilmesini bekliyoruz. Böyle olduğu takdirde Türkiye’nin önü açılacaktır.”

SUUDİ ARABİSTAN-İRAN KRİZİ

Başka bir gazetecinin, “Suudi Arabistan’ın 47 idam kararının ardından İran’la yaşadığı krizi” sorması üzerine Kurtulmuş, “Suudi Arabistan ve İran, Türkiye açısından da önemli iki bölge ülkesidir, İslam ülkesidir. Biz, her iki ülkeyle de iyi ilişkiler olan ülkeyiz. Bu gerilimden her iki ülkenin çıkmasını isteriz. Bölge bir ateş çemberine dönmüştür. Bölgenin daha büyük gerilimleri kaldıracak takati kalmamıştır. Türkiye olarak söyleyeceğimiz şu, her iki taraf da teenni içinde hareket etmek durumundadır. Suudi Arabistan ve İran’ın hasmane tutum içinde hareket etmeleri her iki ülkeye de zarar verir. Biz, diyoruz ki Türkiye olarak yabancı ülkelerde bulunan diplomatik elçiliklerin Viyana Sözleşmesi içinde dokunulmazlıkları esastır. Ülkeler arasında siyasi farklılıklar ne olursa olsun, diplomatik misyonların koruma altına alınması temel anlaşmalardan biridir. İran’da bulunan diplomatik misyon temsilciliklerinin korunma altına alınmasını İran tarafına tavsiye ederiz. İdam cezalarının uygulanmasının, hele hele siyasi idam cezalarının uygulanmasının bölge barışına katkısı olmayacaktır. Bütün siyasi idam cezalarının hepsine de karşı olduğumuzu açıkça ifade ettik” diye konuştu.
Kurtulmuş, idam cezalarının tasvip edilmesinin mümkün olmadığını belirterek, “Suudi Arabistan ve İran’a teenniyi tavsiye ediyoruz. Bu bölgede devam eden gelişmelerin sürekli olarak bu ülkeler içinde ayrışmalara neden olduğunu üzülerek takip ediyoruz. Yeter artık bizim bu bölgede barışa, sükuna, selamete ihtiyacımız var. İç kırılmaların maksimum seviyeye çıktığı ortamda herkesin sabırlı, titiz, teenni içinde hareket etmesi lazım. Bütün bu ülkelerin, yöntem, siyasetleri ne olursa olsun herkesin evrensel İslam toplumunun parçası olduğu gerçeğini de unutmaması gerektiğini tavsiye ediyoruz. Ülkeler arasındaki siyasi gerilimlerin sona erdirilmesi, ülkeler arasında çok büyük düşmanlık haklarını oluşturmamalarını tavsiye ederiz. İran ve Suudi Arabistan halkı bizim dostumuz ve kardeşimizdir” şeklinde konuştu.

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde bir eve isabet eden mühimmatın patlaması sonucu, bir kadının kahvaltı masasında hayatını kaybetmesine ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, “Hakikaten son derece bir mücadele veriliyor. Terör örgütü mensupları ile sivil vatandaşları birbirinden ayırt edecek azami tutum içinde güvenlik güçlerimiz hareket ediyor. Biz, ortaya çıkan olayların her birisi için eğer beklenmedik bir durum söz konusuysa bunlarla ilgili soruşturmalar yapıyor. Bu bahsettiğiniz olay çerçevesinde soruşturma açılmıştır, soruşturma devam ediyor, sonuçlar netleştiğinde paylaşılacak” dedi.



Bu habere hiç yorum yapılmamış. ilk yorum yapan sen ol !
  • SİYASET
  • GÜNCEL
  • KÜLTÜR
  • SPOR
  • DÜNYA
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10

GÜNÜN HABERLERİ

YAZARLAR

baslik