Habeler, haber
DOLAR
2,90 / 1,86
EURO
3,20 / 1,52
ALTIN
104 / 1,63
BİST100
75,960 / -1,25
Güneşli
İzmir: Güneşli
33°
  • NAMAZ
    VAKİTLERİ
  • HAVA DURUMU
  • ÜYELİK GİRİŞİ
Atıl Uzun

Vespa Lx inceleme – yorum – (150 cc ie 3v)

Eklenme : 06 Haziran 2016 13:40    Güncelleme : 22 Kasım 2016 8:48    Okunma : -

a aa

vespa-lx-e-vespa-s-3v-125-e-150-test_6Pano06Pano08

Vespa tarihi kimliği olan ve scooter sınıfını ihya eden bir marka. Ondan sonra gelenlere yol göstermiş ve hep taklitçileri ile mücadele etmek durumunda kalmış bir marka.

Bu yazıyı, “nedir arkadaşım bu vespa dedikleri ?” sorusunu soran ve cevabını yanlış yerlerde arayan vatandaş için yazıyorum.

Bu kadar popüler bir marka olmasına karşılık, kullanıcılarının bilgi paylaşımının zayıf olduğunu düşündürdü bana, neden diye sordum kendime ardından cevapladım. Vespa binen adam genelde motorunu kendi tamir etmiyor, usta ellere bırakıp, kendisi keyfini sürüyor diye cevap verdim kendime. Bilgisayar başında sürüş zevkini, prestijini anlatacak kadar vakti yok, muhtemelen şu anda kalamış marina da lüks bir mekanın önüne motorunu çekmiş, kromlarındaki güneş yansımalarını seyredip, etraftan geçenlerin motoruna bakışlarından gururu okşanırken kahvesini yudumluyordur.

Esprisi bir yana bu motorun alıcı kitlesi farklı. Herkesle aynı sebepten almıyor bu scooter ı.

Scooter lar, kullanışlılığı, masrafsız, yakıt ekonomisi ve pratikliği için tercih edilen motor tipleri. Vespa da buna prestij de ekleniyor. Paranın satın alabileceği bir özgüvenden bahsediyoruz. Bir karizmadan. Öyle bir karizma ki; forumlarda okuyorum; “göbekli yaşlı amcalara almasın vespayı , onlara yakışmıyor” diyen birileri bile mevcut. Çünkü o motorun üzerinde görmek istedikleri bir kimlik var. Vespa ya yapışmış bir kimlik. Vespa ya nasıl yapıştı bu kimlik? O ayrı bir araştırma konusu. Çok başarılı bir pazarlama stratejisi, yıllarca ilmik ilmik örülmüş bir çalışma.

Neredeyse  tüm Hollywood filmlerinde ışıklarda motoruyla durmuş mini etekli bir çıtır karesi, kravatıyla işe gitmeye çalışan bir iş adamı o vespa üzerinde birkaç saniye görüntü. Dizilerde, reklam panolarında, filmlerde 25. Karede her yerde yıllarca kafamıza kazındı.

Neyse nereden nereye geldik.

150 ie 3v modelini inceliyorum. Şimdilerde üretimi durdurulan bu model; yerini,  sürüş dinamikleri biraz daha iyileştirilen primavera ya bıraktı.

Selefi et4 ve lx 150 modellerine nazaran motor teknolojisi dışında çok farkı olmayan bu model, vespa markasının en çok sattığı modellerden biri oldu yıllarca.

Ürün gamında doldurulmaya çalışılan 150 cc lik boşluk için biraz zorlama bir kasa gibi durmakta görüntü olarak. Keza 250 ve 300 lük vespa modeli olan gt ve gts modelleri her şeyin daha yerli yerinde durduğu modeller. Lx sanki, altında tekerleri yokmuş gibi gözüksün diye tasarlanmış gibi duruyor. Üzerinde büyük yükler taşıyan ufak iki tekerlekcik. Altı da yere yakın, öyle her kaldırıma çıkarabileceğiniz sanmayın.

Vespalar genelde grenajı az makinelerdir. Yana yatırınca kırılan grenajları azdır. Lx modelinde bu folklörden vazgeçilmemiş. Yinede PX modellerine nazaran daha fazla grenaj ve plastik görmek beni üzüyor. Özellikle torpido bölümünün grenajı hep kırılacakmış hissi uyandırıyor, ama gene de sağlam olduğu kesin. Arka çamurlukları px modellerinde olduğu gibi çıkarılamıyor. Sele çevresindeki krom aksesuar çok şık ve kullanışlı, hem motoru ayağa alırken hem de indirirken mukavemet sağlıyor ve kolaylaştırıyor. Selesi konforlu ( öyle uzun yolculuklar için değil tabi) ve kumaşı dikişi işçiliğiyle göz dolduruyor. Gösterge paneli kolay okunuyor, ışığı yeterli, göz yormuyor. Kocaman ön farın aydınlatması fazlasıyla yeterli. Sele altında 1 çene açılan kaskı alacak, yanına sele kılıf kilit filan koyacak yer bırakan bir yer var, oradaki hazne yerinde kova gibi çıkıyor ve makinesine kolayca ulaşılabiliyor. Dolayısıyla buradan makinesinin tamiri kolay, benzer yerden aküsüne de ulaşmak mümkün. Ayak bastığınız yerin gerisinde bir kapaktan bujisine ulaşmak mümkün. Ön göstergeyi sökmeniz gerektiğinde, örneğin dijital saatinin pili değişmesi gerekse, dikiz aynalarını da sökmeniz gerekiyor. Her yağ bakımında ekzostun çıkması gerekiyor, arka tekerin sökülmesi içinde ekzostun çıkması gerekiyor, bu durum bana az yere bu kadar şey sıkıştırırsan olacağı bu diye düşündürüyor. Sinyal grubunu çirkin buluyorum ama karakter sahibi. Genel olarak görünüşünü sorgulamıyorum, çünkü çok göreceli bir kavram. Zaten beğenmiyor olsanız bu yazıyı okumazdınız, bende beğeniyorum.

Motorun selesi alçak değil. Kız motoru gibi dursa da 1,60 dan kısa kızlara  önermem, üzerinde duramazlar. Ayaklarını yere basamazlar.

Selede artçı için yeteri kadar yer var. Artçının ayak koyma yerleri çok ergonomik değil, uzun yolda kasılmalara sebep olur.

Piaggio_Vespa_LX150_3V_2013_Storage product_detailed_image_1593_292008_june_vespa_lx_02maxresdefaultVespa_LX_ie_125_acpz

Sürüş dinamiklerine gelirsek;

Önde ve arkada tek kollu amortisör var. Bu durum küçücük tekerleklerle de birleşince, “bozuk yollar için yapılmadım” diye bas bas bağıran bir motorla tanışıyorsunuz. İstanbul yolları böyle kötü olmasa belki bu kadar rahatsız etmezdi diye düşünüyorum. Sonra kendime diyorum ki, o zaman otobanda kullanayım bu motoru, ama otobanlık makinesi de yok. E napcaz ozaman katlanıcaz bu zıplamalar ve her an üzerinden düşecekmişsiniz hissiyatına.  Bu arada lastik havanız önde 23 arkada 32 olsun, lastik havasının yanlış olması viraj almanıza mani oluyor. Yüksek süratlerde lastiklerin ufaklığından ötürü yolda ön taraf rüzgar alınca geziniyor. (bunda biraz benim yarım boy ön camımın da etkisi var). nerdeyse küçük scooterlerin tümünde önün hafif olmasıyla bu gezinme hissi var. direksiyondaki o hafifliği hissi belki gidon ağırlıklarıyla bir miktar giderilebilir.  tekerleri çok ufak arkadas hiç güven vermiyor. büyük tekerli motordan sonra buna binmek kaza sebebi keza virajları alabildiği sürat oldukça sınırlı. bildiğin yolda geziyor önü hafiflikten.

Ufak tekerlekler virajlara da çok temkinli girmenize sebep oluyor, zaten üzerindeki sava lastiklerin sınırı belli. Bu arada lastikler imkan dahilinde ivvedi daha kaliteli olanlarla değiştirilmeli. Yağmurun ilk yağdığı anlarda inanılmaz şeyler ceryan ediyor, ön bir yere arka bir yere gidiyor.

Makinesi neredeyse tüm devirlerde güçlü, kararlı, uygun kelimeyi arıyorum -pürüzsüz- diyesim var. lastiklerin ufaklığı sayesinde 0-60 km hızlanmaları muazzam. 100-110 lere düzde rahat çıkabiliyor. 80 km ile seyahat daha konforlu. Düzde en fazla 115 gidiyor.  Son süratlerde seyrederseniz yakarınız da artar unutmayın. motoru çalıştırırken hiç gaz vermemeniz lazım yoksa stop ediyor. şak diye çalışıyor. Debriyajın gerçekten güzel.   Kaliteye bindiğinizi hissettiriyor. Ama tabi kayış soğukken, yada bakım zamanlarına yaklaşında ; kalkışlarda titremelere gebe.

Motorun viraj kabiliyeti sınırlı dedik, düz gidişi nasıl? 70-80 le güzel. Gidonun dik açısı nedeniyle çok rahat değilsiniz tabi, hiç yormuyor dersem yalan söylerim. Çift amortisörlü, PCX , NMAX gibi makinelerin düz gidiş kabiliyeti bu motorda yok mesela. Ufak lastik, tek amortisör, gidon dikliğinin yanı sıra ön ve arka teker arasındaki mesafenin kısalığı da bu konuda etkili tabi, mesela primavera bu mesafe birkaç santim daha uzun, bu düz gidiş kabiliyetini artırmış o modelde.

Makinesi, primavera ile aynı, teknolojik bir şey emsalleri kadar verimli, su soğutması olmamasına rağmen neden yok? Dedirtmiyor. Şişme yok. Şişecek kadar yolculuk yapabilmeniz için zaten robocop olmanız lazım. İllaki 1,5-2 saatlik yolculuğun ardından istirahat için durmanız gerekir. Farklı devirlerde ekzantiriğin içindeki zincirin sesini duyabiliyorsunuz, sanırım bu baya karakteristik özellik. primavera  larda o ekzantiriğin  sesi yok .

Makineyi çalıştırırken frene basıp yarım saniye kadar marşa basınca motor çalışıyor, sadece devre kapatıyorsunuz, kendisi alıyor. gaza basmadan çalışıyor basınca çalışmıyor. Farlar açık marş basıyor, kapama şansınız yok bu daha zor çalışmasına sebep oluyor. Zor demeyelim de, çünkü marş  teknolojisi muazzam, sanki sonsuza kadar bozulmayacakmış gibi. Bu ışık aküden  güç çekiyor, aynı anda motoru çalıştırmak zorunda bırakılmaması daha iyi olurdu diyelim.

Motor Stop düğmesi yok, buna da ihtiyacı var.  Elektrikten anlasam kendim yapacağım. Anahtarı çevirerek stop ediyorsunuz. Sele altı bagajı her açmak istediğinizde stop edip, anahtarı yerinden çıkarmanız, gerekiyor, depo kapağı da sele altında.

Arkada kampana frenleri var. Fren kapağı aynı zamanda cantın tamamı olduğundan arka frenleri sıkarak ısıtmanız imkansız gibi. Ekstra cam aksesuarı kesin gerekli. Göğsünüze çok rüzgar alıyorsunuz. Bu arada aksesuarları çok pahalı bu vespaların. Anlamsız pahalı.

Motorun anlayan ustası çok yok. İşini bilen ellere teslim edilmesi lazım. Rutin bakımı çok yorucu değil. 12.000 km de kayışı değişiyor. 6000 km de bir yağı değişiyor. Rutinin dışında sorun çıkarma olasılığı zayıf. Parçası pahalı ama en azından bulunabiliyor. (kesin bulursunuz, ama Ferco çoğu parçayı stokta 1 er adet tutuyor ( fren balatası, kayıştan, debriyajdan bahsetmiyorum) , siparişle geliyor 4 haftada puffff)

6,4 litre benzinle 200 km rahat gidebiliyor, sağda solda 100 km de bitti depo falan gibi ifadelere inanmayın. Ne bu Camaro mu? deposu sistemin içindeki benzin dışında 5,30 litre filan benzin alıyor . dolayısıyla menzili 165-170 km yi geçmiyor.

 

 

 

 

ıkbono

Sonuç olarak;

bu öyle bir araç ki, karşılaştırmalarla incelemesi yapılamaz. Bir mücevher gibi.  Longines saat gibi düşün, hemen yanında teknoloji harikası, içinde milyon tane fonksiyonu barındıran dijital uygulaması ve internet bağlantısı olan samsung saatle karşılaştırılabilir mi?  Basit ama sorunsuz. Sahibinin ondan beklediklerini verebiliyor, sahibi de ondan daha fazlasını beklemiyor zaten. Daha fazlasını veremediği için hiçbir zaman kötü muamele görmeyecek.

Bu motorun markasını bilmeseniz ve sadece sürüş dinamikleri için motor alıyor olsanız, muhtemelen rakiplerinin en azından birkaç tanesinin gerisinde kalacağı muhakkak. Ama kim takar sürüş dinamiğini : )

 

 

Denge Topuzu ( Elcik ağırlığı) nun sürüşe katkısı;

Yabancı bir internet sitesinde, vespa lx e GTS lerdeki topuz ağırlıklarını takan bir vatandaşın paylaştığı aşağıdaki fotoğrafları gördüm. Bende takabileceğimi düşündüm.

elcik

 

 

 

 

 

Gidon içinde dolu demir mevcut, Yani uygun boyda vida ile demirin içine diş açmak suretiyle bu ağırlıklardan takmak mümkün. Bende her biri 490 gram olan ağırlıklardan taktım. Sürüşe inanılmaz katkısı olduğunu söyleyebilirim. Ön taraftaki belirsizlik , hızlandıkça artan titreme ve yoldan kesilmr hissi nerdeyse tamamen kayboldu.  viraj stabilitesi arttı. maliyetinin çok ötesinde sürüşe katkısı oldu. öyleki gts ye geçme planı olanları  bile vazgeçirebilecek kadar. lx, binicilerine öneririm.  son fotoğrafları da aşağıdaki gibidir.

whatsapp-image-2016-10-15-at-16-16-27whatsapp-image-2016-10-17-at-10-20-59

 

 

 

20161022_152656işte son marifetim sağ ve sol torpido gözüne 2 ser kiloluk ağırlık koydum. ve yüksek süratteki gezinmeler oldukça azaldı.

 

 

LX 150 i.e. Teknik Özellikler
Motor Tek silindir 4 zamanlı 2 sübaplı. üstten tek egzantrikli
Silindir hacmi 151 cc
Max güç 12.1 Hp 8.000 rpm’de
Max tork 11.8 Nm 6.250 rpm’de
Besleme Enjeksiyon lambda sensörü
Soğutma Hava ile
Debriyaj Otomatik, kuru tip santrifüjlü
Vites Değişken kayışlı aktarım sistemi
Arka fren Kampanalı tip
Ön fren 220 mm disk ile
Jant ölçüleri Ön: 11″ x 2.5″ Arka: 10″ x 3.10″
Ön lastik İç lastiksiz 110/70-11″
Arka lastik İç lastiksiz 120/70-10″
Uzunluk 1.770 mm
Genişlik (En geniş yer) 740 mm
Aks aralığı 1.280 mm
Sele yüksekliği 785 mm
Yakıt deposu 8.2 lt
tüketim 3,10 lt/100 km ort.
Egzost çıkışı Euro 3 normlarında

 

 

 

son sürat 110 km/h
Ön süspansiyon : Tek aks ile hidrolik amortisör ve yaylı
Arka süspansiyon : Tek hidrolik amortisör ve ayarlı yay
Silindir Çapı : 62,8 mm
Yakıt : Kurşunsuz Benzin 95 oktan min.
Ateşleme : Elektronik, değişken avanslı
Çalıştırma : Elektrik, otomatik jigle ile
Yağlama : Islak karter, pompa ile
KarterYağ kapasitesi : 1 lt
Kuru ağırlık : 110 kg
Şasi : Presli çelik monoblok

 

ATIL UZUN

 

 


SENDE YORUM YAP !
Bu Habere 2 Yorum Yapılmıştır.
  • admin diyor ki ;
    07 Haziran 2016 9:46

    Güzel inceleme olmuş. tebrikler!! beyazıda baya güzelmiş 🙂

  • Atas diyor ki ;
    07 Haziran 2016 17:48

    çok güzel inceleme, genel olarak vespa markasının özel olarak vespa L.X 150 i.e. modelinin objektif ve detaylı incelemesi olmuş. Hayırlı olsun yeni motorunuz bu arada. LML de çok iyi motor ama parçası bulunamaması sizi Vespa’ya yönlendirmiş anlaşılan.

GÜNÜN HABERLERİ

YAZARLAR

baslik