Habeler, haber
DOLAR
/
EURO
/
ALTIN
/
BİST
/
Parçalı Bulutlu
İstanbul: Parçalı Bulutlu
15°
  • NAMAZ
    VAKİTLERİ
  • HAVA DURUMU
  • ÜYELİK GİRİŞİ

Zeki Müren-Bülent Ersoy düetinin 32 yıl önceki Hikayesi

Zeki Müren-Bülent Ersoy düetinin 32 yıl önceki Hikayesi
Eklenme : 31 Ağustos 2012 5:43    Güncelleme : 16 Eylül 2014 0:44    Okunma : 847

32 yıl sonra ortaya çıkan sır düet!

Türk Sanat Müziği’nin Paşa’sı Zeki Müren’le Diva’sı Bülent Ersoy’un Baharı Bekleyen Kumrular Gibi şarkısı düeti 32 yıl sonra ortaya çıktı!

TÜRK müzik tarihi için hazine değerindeki bir kayıt gün ışığına çıktı! 1980’de bir kış gecesi Nigar Ulerer’in doğum günü partisinde Zeki Müren’le bir araya gelen Bülent Ersoy o geceyi ve efsanevi düetin hikayesini HT MAGAZİN’e anlattı:

OTUZ YILLIK TARİHİ DÜET

Bülent Hanım bandın ilk dakikalarını dinler dinlemez neredeyse oturduğu koltuktan zıplıyordu. “Ayol” dedi heyecanla “Bu en az otuz senelik bir kayıt. Bende bile yok. Nereden buldunuz?” Yüzüme Gargamel’in ifadesini takınarak “Meslek sırrı” dedim. “Şu olayı anlatsanıza, neredeydiniz, birlikte nasıl şarkı söylediniz Zeki Bey’le?” Bir an durakladı, sonra başladı konuşmaya. Anlatırken o anları bire bir yaşıyordu sanki…

1980 yılının bir kış gecesi… Yer, Harbiye’deki o günlerin popüler gazinolarından biri olan Gülizar… Nigar Ulerer doğum gününü kutluyor. Dönemin pek çok ünlü sanatçısı da orada… Zeki Müren, Huysuz Virjin, Şenay Düdek daha kimler kimler… O arada Bülent Ersoy giriyor içeri… Elimizdeki kasette bu bölümler yok. Onun için Bülent Hanım’a kulak veriyoruz:

“Benim hiçbir şeyden haberim yok. ‘Nigar’ın doğum günü’ dediler, kalktım gittim… Yanımda da TRT prodüktörlerinden Meral Savcı var. Bir baktım, kadın orada oturuyor…”

“Kadın mı?”
“Adam tabii. ‘Zeki Bey’ diyecektim dilim sürçtü”
“O zamana kadar hiç düet yapmış mıydınız?”
“Ne düeti ayol; yan yana bile gelmemiştik. Bir kere Hürriyet Gazetesi’nde, bir de uçakta karşılaşmıştık. Neyse biz oturduk…”

MÜREN ÇAĞIRIYOR, ERSOY GELMİYOR

Buradan sonra yine kasete dönelim… Nigar Uluerer’in mikrofondaki sesi duyuluyor bantta. Bülent Ersoy’u sahneye davet ediyor. Alkış kıyamet ama Bülent Hanım’da tık yok. Anlaşılan bu davete icabet etmiyor. Uluerer fazla üzerine gitmeyip Zeki Müren’i çağırıyor. Bağırış çağırış arasında Zeki Bey çıkıyor sahneye. Bu sefer o davet ediyor Ersoy’u; ‘Baharı Bekleyen Kumrular” şarkısını birlikte söylemek için… Alkışlar giderek uzuyor, anlaşılan Bülent Hanım yine yerinden kalkmıyor.

“Önce çıkmadınız mı sahneye?”
“Yok, elimle hayır diye bir işaret yaptım…”
“Çıkıverseydiniz canım, o kadar insan bekliyor…”
“İnsanlar bir şey talep edebilirler ama o talebi yerine getirip getirmemek de benim hakkım. Ama sonra ne yaptı Zeki Bey? Sahneden indi, yanıma geldi, elini uzattı… Adıyla müsemma çok zeki bir insandı. Koskoca bir devir, bir imza Zeki Bey, artık ne yapayım. Kalktım tabii konsolos köpeği gibi… Neyse efendim ‘Baharı Bekleyen Kumrular’ı okuyalım. Senin şarkındır’ dedi.”

“Size mi yazılmıştı o şarkı?”
“Evet, Coşkun’un bestesi…”
“Âşık mıydı Coşkun Sabah yoksa size?”
“Yok canım. Konservatuardan arkadaşımdı. Dirsek temasıyla oturuyorduk. Ondan sonra efendim, Zeki Bey ‘Hangi sesten okuyacağız?’ diye sordu. ‘Zatıaliniz hangi sesten okuyorsa ben uyarım’ dedim.”
“Hangi sesten okudunuz?” (Sanki çok anlarmışım gibi soruyorum ben de…)
“Ben makamın yazıldığı yerden okurdum, o kadın sesiyle okuyor, yani dört ses aşağıdan. Onun sesinden okuduğumuz halde çıkamıyor, ipleri bana bırakıyor hep. İşte orada gerçek anlamda bir düet yaptık. Şimdi yapıldığı gibi makinelerin filan yardımıyla değil. Elinizdeki bant bir tarihtir. Zaten bir daha da böyle bir şey yaşanmadı. Kıymetini bilin.”

VE DUDAKLAR BİRLEŞİYOR…

Bülent Hanım anlatırken banttan birden heyecan dolu sesler yükseliyor… ‘Hoooop… hooop’ diye bağırıyor bütün salon, alkışlar çınlıyor… “İşte şimdi dudağımdan öpüyor” diyor Ersoy. Bir zamanlar çok yankı bulan fotoğraf da işte o anda çekilmiş. Ersoy ve Müren dudak dudağa öpüşüyorlar. Kasetten gelen seslerden bile o anki atmosferi hissedebiliyorsunuz…
“Birden dudağımdan öpmeye başladı. Etraf yıkılıyor. Sonra Nigar tutturdu ‘Ben de istiyorum’ diye. ‘Nigar’cığım kusura bakma, bu dudaklardan sonra seni öpemeyeceğim’ dedi Zeki Bey.”

“Sanat Güneşi dudağınıza buseyi kondurunca ne hissettiniz?”

“Ayol ne hissedeceğim, cinsi sapık mıyım ben…” (gülüyor)

“Belli ki sizi beğeniyordu Zeki Bey.”

“Çook beğenirdi efendim çoook… ‘Japon orkidesi’ derdi bana. Arkamdan da ‘Su gibi maşallah” dermiş.”

İşte muhteşem düet!

İzzet Çapa-HT



Bu habere hiç yorum yapılmamış. ilk yorum yapan sen ol !
  • SİYASET
  • GÜNCEL
  • KÜLTÜR
  • SPOR
  • DÜNYA
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10

GÜNÜN HABERLERİ

YAZARLAR

baslik