Habeler, haber
DOLAR
5,385 / %2,71
EURO
6,134 / %2,78
ALTIN
216,05 / %1,16
BİST
91.864 / %-0,39
Parçalı Bulutlu
İstanbul: Parçalı Bulutlu
  • NAMAZ
    VAKİTLERİ
  • HAVA DURUMU
  • ÜYELİK GİRİŞİ

Aşağı Tükürsen Ölüm, Yukarı Bağırsan Derin

Aşağı Tükürsen Ölüm, Yukarı Bağırsan Derin
Eklenme : 03 Haziran 2009 15:26    Güncelleme : 03 Haziran 2009 15:26    Okunma : 740

– Efendim ?
– Anladım, değilsin.
– Tesadüf olabilir mi yağmur ? Kara ne dersin ?
– Anlamadım.
– Ben de seni anladım. Gidebilirim, iyiyim. Hoşça kal.
(aslında içinden dedikleri bariz:
– Otobüsün gelmesiyle birlikte, daha eve varmadan, çocukken bana söz veren o yaşlı cadı, beni her an maskeli bir kahramana dönüştürebilir. Bu yetmez ama, ben güneşe söz verdiğim gibi, onu tek hamlede gölgeye çevireceğim, iyi geceler, ve pufff, -sahne arkası-)
– Uyumaya niyetim yok zaten. ( dedim birden, kendime cevap veriyor gibi, duymamıştı.)
!
Her şey normal gibi görünüyor, belli ettiğin niyeti er geç anlıyorsun. Sonra; her ayrılığın adımları ilk başta ağır ağır oluyor. Yağmur tesadüf değil; elektriği atıp eriyorsun önce, toprağa basmak gibi, teşebbüs edeceğin eğilim de belli.
Rahat ol, ben gidiyorum. Tekil bir fiil, çoğul bir zaman. Asıl niyet aradığın yeni şehirlerde saklı, ilk etap bu ama olduğun yerde kalma savaşı galip geliyor…Sonra…

Kendine makale benzetiyorsun, örneklerle başlayan. Mesela sonbaharı yakıştırıyorsun; neden kahverengi, serin, solgun yaprakları ile aynı sen işte. Eylül şarkıları, eylül yağmurları, eylül saldırıları; ardı daha soğuk – ne kadar soğuk sayılırsa- bir ekim, kasım döngüsüne taze diriliş harekatı gösteriyorsun.

Balkondan görünmüyor basit yer çekimi. Ne dalları vardı sonbaharın, ne güneşi. Ben yağmuru da ilkbahardan alırdım. Gerek duymaya ne itebilir sorusuydu bu yüzden aklıma ilk gelen, kim döner kapıdan?

Uyumaya çalıştım rüyalarımda kaldılar, rüyalarımda kalktım, uyandığımı sandım. Buraya kadar normaldi her şey. Her sabah beni uyandıran bir boyalı ay ışığı, geriye kalan geceden armağandı. Tahminimde yanılmıyorsam üç suları her zaman. Gece sadece gözünü kapatabilmektir, sessiz kalabilmek.

Bir gün uyandım.

İçim mi karardı benim ? Hayır, evimin odaları azizliğime uğramış olacak ki bir dizi gölge içinde hepsinden bir eş yaratmış konuşuyorum. Koltuk hatrımı soruyor, aynam nefret yansıtıyor bana. Pencere kenarında menekşe mi kalmış, dur sökeyim artık diyor, rutubetim.
Öylece kalıyorum sonra..

Sonra bu biçim bir durumun içinden, ayrıca durgunluğun sonuna geldiği yerden akla hayale doğmayacak bir teselli oluyor. Aslen somut gibi gözüküyor, ama hissetmem gerektiğini anlıyorum. Topuğunda bir keman teli çizer gibi hayalimi, arkamdan görüş alanıma ne zaman gireceğini merak ettiğim –cisim demeye nedense dilim atmadını anladığım şekilde- bir varlığın etkisinde kalmaya çalıştığımı anlıyorum



Bu habere hiç yorum yapılmamış. ilk yorum yapan sen ol !
  • SİYASET
  • GÜNCEL
  • KÜLTÜR
  • SPOR
  • DÜNYA
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10

GÜNÜN HABERLERİ

YAZARLAR

baslik