Habeler, haber
DOLAR
3,675 / %0,81
EURO
4,332 / %0,16
ALTIN
151,76 / %0,22
BİST
108.489 / %0,05
Güneşli
İstanbul: Güneşli
20°
  • NAMAZ
    VAKİTLERİ
  • HAVA DURUMU
  • ÜYELİK GİRİŞİ
Serkan Yılmaz

Türkiye’de Hayvancılık ve Hayvan İthalatı

Eklenme : 14 Nisan 2014 15:20    Güncelleme : 23 Temmuz 2014 15:22    Okunma : 610

Büyük ve Küçükbaş hayvan ithalatına izin verilmeli mi?

“Köylü Milletin efendisidir”  tabi ki ürettiği, tüketime hammadde girdisi sağladığı müddetçe. Peki, günümüzde Köylü geçekten üretiyor mu?  Coğrafya sınavlarımızda şu bölgenin temel geçim kaynakları nedir diye sorularla hemen hepimiz karşılaşmışızdır, yine hemen hepimizin ilk sırada yazdığı cevap muhtemelen Tarım ve hayvancılık olmuştur. Peki, gerçekten öyle mi?

Türkiye’de hayvan ithalatına yeniden izin verildiği 2010 yılı aslında Türk besicilerinin artık ihtiyacı karşılayamadıklarının ya da ucuz yoldan karşılayamadıklarının ortaya çıktığı bir yıl olmuştur.  Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı o dönemde yükselen et fiyatlarına müdahale etmek için yine o dönemdeki adıyla Et ve Balık Kurumu’na canlı hayvan ithal yetkisi vermiş ancak et fiyatlarının yükselmesi önlenemeyince ithalat izni özel firmaları da kapsayacak şekilde genişletilmiştir.

Küçük ölçekli yetiştiriciler için bir yıkım; ithalat yapabilecek güç ve kapasitede olanlar için bir fırsat olarak değerlendirilebilecek bu karar sonrası tabiri caizse ipini koparan soluğu düşük maliyetler ile hayvan tedarik edilebilecek Avrupa, Güney Amerika ve Avusturya’da almıştır. Türkiye, canlı hayvan ticareti konusunda söz sahibi olan Arap, Uruguay, Brezilya ve Avusturalya menşeili tüccarların ablukası altında kalmıştır.  Hayvancılıkla ilgisi olsun ya da olmasın bu pastadan bir pay kapma yarışında olan herkesin yangından mal kaçırırcasına canlı hayvan piyasasına girerek hayvan arayışına başlaması yine Ülkemize değil söz konusu bu tüccar ülkelere yaramış ve tedarikçi ülkelerdeki hayvan fiyatları Türkiye’nin ithalat kararı aldığı tarihten önceki fiyatının neredeyse iki katına çıkmıştır.

Yine takip eden periyodlarda besilik ve kasaplık canlı hayvanın yanı sıra karkas et ithaline de izin verilmiş Polonya ve Avusturya gibi ülkelerde yer alan kesimhaneler ise İslami usullere göre kesim yaptıklarını belgelemek için Helal sertifikası alma yarışına girmişlerdir. Bütün yaşanan bu süreç Türkiye’de ki et fiyatlarına yansımış ve fiyatlar bir nebzede düşmüş olsa asıl kazanımı yine Avrupalılar, Güney Amerikalılar ve Avusturalyalılar elde etmiştir.

Canlı hayvan ve Karkas et İthalatı bu kadar gerekli miydi? Sorusunun cevabı ise besicilere göre hayır tüccarlara göre evet olsa da bence yaşanan bu süreç devletin ilgili kurumlarının besicilere gözüm üzerinizde ucuza satmazsanız ve et yok diye ortalığı yaygaraya verip fahiş karlar elde etme yolunu seçerseniz bende ithalata izin veririm dediği bir süreç olarak kabul edilebilir.

1990’lı yıllarda canlı hayvan ihraç eden bir ülke konumundayken neden artık ithalatçı konumundayız? Yetiştiricilere göre bunun en önemli nedeni yüksek girdi, hammadde, yem ve yetiştirme maliyetleri etkisi ile Tarım ve Hayvancılıkta faaliyet gösteren üretici ve yetiştiricilerin artık sektörden uzaklaşması. Ekilebilir arazi miktarı ortadayken geçen yıl saman tedarikinde yaşanan sıkıntı ve fiyatlarda yaşanan artış nedeni ile saman ithalatına izin verilmek durumunda kalınması da sektörden uzaklaşmayı oldukça iyi açıklayan bir örnek olarak karşımıza çıkıyor.

Günümüzde sektörün en önemli sorunu ise ilgili kurumlarca kararlı ve belirli bir politika izlenmemesi dolayısı ile insanların yatırım yapmaktan kaçınması. Besiciler, her an yeniden ithalat izin verilebilir korkusu ile çiftliklerine yerli hayvan tedarik etmezken çiftlikler bugün kapasitelerinin çok altında çalışmakta ve kendi maliyetlerini bile zor karşılamaktadırlar. Bazı büyük besi çiftliklerindeki kapasite kullanım oranlarının % 20-30’a kadar gerilediği hatta bazı çiftliklerin tamamen boş olduğu bilinmekte. Yurt dışından hayvan tedarik eden yerli tüccarlar açısından da yine sorun aynı. Önümüzdeki birkaç aylık süreçte neler olabileceğini kestiremeyen yatırımcı anlık değişikliklere göre yurt dışından mal tedarik kararları vermek durumunda kaldığı için bir nevi hayvan ve et fiyatları yabancı üretici ve ihracatçıların inisiyatifine bırakılıyor.

İthalat açılacak mı açılmayacak mı ? Yerli hayvan mı ithal hayvan mı ? Sorularının arasında olan maalesef ülkemiz hayvancılığına oluyor.

Cepheye cephanesini bile büyükbaş hayvanların çektiği kağnılar ile taşıyan, hayvancılığın bir yaşam biçimi olduğu ülkemizde hayvancılık konusunda yaşanan bu gerileme oldukça üzüntü verici.

Saygılarımla, Serkan YILMAZ

Bu habere hiç yorum yapılmamış. ilk yorum yapan sen ol !

GÜNÜN HABERLERİ

YAZARLAR

baslik