Habeler, haber
DOLAR
/
EURO
/
ALTIN
/
BİST
/
Güneşli
İstanbul: Güneşli
13°
  • NAMAZ
    VAKİTLERİ
  • HAVA DURUMU
  • ÜYELİK GİRİŞİ
Atıl Uzun

Borçlandır ve Yönet

Eklenme : 04 Aralık 2013 13:23    Güncelleme : 07 Ağustos 2014 13:16    Okunma : 494

Evet yukarıda okuduğunuz başlık, aslında yönetimde kullanılan bakış açılarından biriymiş. Nasıl mı olurmuş?  Vatandaşı borçlandırırmışsın, ne için olduğu önemli değil, önemli olan çokça borcu olması. Şaşalı yaşam, pırıl pırıl otomobiller, göz alıcı evler, sükseli eşyalar, ihtiyacın olmayan şeylere ihtiyacın varmış gibi hissedersin bir yerden sonra. Saç saç paraları diye reklam var ya, gözünüzün önünde canlansın diye söylüyorum. Buraya kadar her şey güzel; en güzel kıyafetler, lüks ve gösterişli eşyalar ve mülkler. İsrafın her türlüsünün kötü olduğunu bilerek söylüyorum ki; söz konusu harcamalar için öz sermaye kullansanız bile elden çıkarma bedellerinin düşük olması nedeni ile her türlü lüks tüketime karşıyım. Her zaman likiditesi en yüksek yatırımdan yanayım, ne demişler “malı satmak için alacaksın”.

Şimdi geleceğim konuysa, asıl yazının ana fikri olan, lüks harcama ve gerçekten ihtiyaç duyulmayan şeyler için borç kullanılması mevzu. Borç derken, hangimizin daire alırken kendisine arka çıkan arkadaşı oldu bilmiyorum ama bahse konu borçtan kastım, banka kredileri.

Borçlanmanın sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine değinmek istemem. Ben psikoloji üzerindeki etkisinden bahsetmek istedim. Borcu olan bir insan, hayatının iplerini tek başına tutmuyor demektir. Kararlarının tümünde borçlarını göz önünde bulundurmak zorundadır. Borçlanan insan istikrar bozulmasın ister, mevcut düzendeki tüm farklılıklardan korkar, ihtimallerden bile gerilir.

Devlet kasten mi bunu yapıyor? Hepimizi ev ve araba almak için borçlandırdı? Bu bir yönetim şekli olarak mı kullanıyor? Maalesef o kadar basit değil. Yani iktidar da başkası olsaydı bizi dizginleyebilir miydi? Bu da ayrı tartışılması gereken bir konu.

“Peki bu güzel de; ben Kiptaş’tan Toki’den daire almasaydım, nereden hangi yolla ev sahibi olacaktım? Bana kim verirdi 15 yıl vadeli bu oranda krediyi? Devletin arazilerini birilerine peşkeş çekiyorlar diyenlere, birileri biziz işte ben insan değil miyim?, Devletin arazisine konut yapmayacaklar da havaya mı yapacaklar? Neymiş 15 kat yapıyorlarmış, 5 kat yapsalar bu sefer aynı daire sayısı için 3 katı araziyi peşkeş çekti diyeceksiniz, yani her halükarda bir şey diyeceksiniz. Devletin vatandaşı olarak, devletin toprağından cüz i bir miktar alsam, çocuklarım ve geleceğim için bir ev sahibi olmamı çok mu görüyorsunuz? Kip-taş tan bir daire aldım diye yandaş mı oldum?, İktidara oy vermek mi zorundayım?” diyen arkadaşlar var görüyorum,

O zaman ne yapalım, borçlanmayalım mı? Borçlanın, borçlanın ama yedek akçeniz olsun, alırken her zaman kendinize “gerçekten ihtiyacım var mı? “ sorusunu sorun. Cebinizde olmayan parayı harcamaktan çekinin. Unutmayın ki, krizler sadece; kriz esnasında cebinde parası olanları zengin edebilir, ötekileri fakir.

Dünya malı da dünyada kalır unutma.

Atıl Uzun
Gayrimenkul Değerleme Uzmanı
SPK Lisans No: 401221

Bu habere hiç yorum yapılmamış. ilk yorum yapan sen ol !

GÜNÜN HABERLERİ

YAZARLAR

baslik