Habeler, haber
DOLAR
3,540 / %0,36
EURO
4,129 / %0,58
ALTIN
142,38 / %1,00
BİST
106.843 / %0,10
Parçalı Bulutlu
İstanbul: Parçalı Bulutlu
26°
  • NAMAZ
    VAKİTLERİ
  • HAVA DURUMU
  • ÜYELİK GİRİŞİ
Atıl Uzun

Aprillia Scarabeo 200 İnceleme (test) , Nasıl ?

Eklenme : 16 Ocak 2017 18:16    Güncelleme : 06 Temmuz 2017 14:40    Okunma : 551

Piaggio Çatısı altındaki bu italyan markası makinayla ilgili objektif olduğuna inandığım tespitlerimi paylaşacağım bir yazıya başlıyorum. Makina 200 lük değil aslında 180 cc ye yakın bir hacmi var. Benim testini yaptığım model ie modeli değil, karbüratörlü olan model. Yani bu kasadan sonra bir ufak tefek makyaj yemiş bir kasası daha var, sonra zaten selefi piaggio medley.

Scarabeo modeli; aprillia markasının 1993 yılından beri üretimini devam ettirdiği bir model. İlk zamanlarda arazi aracı olarak üretilen bu model daha sonra asfalt yol için tasarlanmış.

Modelin karbüratörlü mü, yoksa enjeksiyonlu mu olduğunu, torpido kapağının üzerinde yazan “200” rakamının yanındaki kırmızı fonla yazılmış “ie” harflerinden anlıyorsunuz. Enjeksiyonlu ve karbüratörlü modeller arasında güç bakımınından büyük farklılıklar yok. Bir miktar yakıt tasarrufu olduğuna inanılabilir. Birde Enjeksiyonlu modellerde, eco modu diye bir şey var, bu modu açıp kapamaya yarayan bir düğme var; ekonomiyi artırabildiği söyleniyor.

 

 

 

 

Başka da kayda değer bir fark yok.

Modelin ayak marşı yok, olmaması bir eksiklik olarak görülmüyor, marşı sonsuza kadar düzgün çalışacakmış gibi sorunsuz görünüyor.

Ön camı, direksiyon kafasına sabitlenmiş , yüksekliği idare eder ama 5 santim daha uzun olsaydı keşke dedirtiyor. Far direksiyona monte edildiğinden döndürdüğünüz her tarafı projeksiyon çevirmişsiniz gibi aydınlatıyor.

Motorun selesi 2 kişi için yeterli alanı sunuyor, Ancak önde oturan sanki öne düşecekmiş gibi  yani bir çukurluk istiyor insan, bu selede yok. Çok rahat bir selesi yok, racing motor mu bu ya? az bunu kalın yapın. Sele, artçıya sağladığı konforu malesef şoföre sağlayamıyor.  sonraki modellerinde ön ve arkadaki yolcu bölümleri kot farkıyla birbirinden ayrılmış, eminim o sele modeli daha konforludur.

Motosikletin oturma posizyonu da yüksek; Hani panelvan araçlarda yukarıdan bakarsınız ya onun gibi, kapalı kaskta kafayı öne eğmeden neredeyse ön göstergeyi göremiyorsunuz, bu durumda ağırlık merkezinin yüksek olmasına sebep oluyor. Gerçi bu durum yol tutuşunu çok olumsuz etkilemiyor.

Sele altında pek bi yer yok, 1 kapalı kask  sığabilir, yanına ufak tefek birşeyler daha. Ama sele altında çakmak şarjı mevcut. Ön torpido gözü de pek bişe almıyor.

Arkada motorun kendinde olan çanta demiri mevcut, çok kullanışlı.

Ön kadran çok güzel aydınlatılmış, okunaklı, devir göstergesi yok ama harareti,  saati , akü voltajını gösterir bir mod düğmesi var, yine 2 adet sıfırlanabilir km sayacı var.

Motosikletin altı yerden oldukça yüksek, bu durum kaldırıma filan çıkma hareketlerini kolaylaştırıyor.

Sele önünde bir kanca mevcut, poşetlerinizi bağlayabiliyorsunuz, ayak basma bölümünün düz olması da yük taşıma açısından işlevselliği artırıyor. Dikiz aynaları ve gidonu dar olduğundan araçların arasından geçişte zorluk yaşamıyorsunuz, aslında yeteri kadar dar bir motor.

Kocaman, görselliğe katkısı olan bir ekzostu var ki; bazen gücünü buna mı borçlu acaba dedirtiyor. Ama öyle değil tabiki, sadece EURO 3 normlarına uymak için kocaman bir katalitik konvektöre sahip.

Modelin kocaman lastikleri bulunmakta, geniş ve büyük bu lastiklerle viraj ve düz gidiş performansı neredeyse motosiklet tecrübesi veriyor. Ama tabiki motoru bacaklarınla tutamadığından aynı güveni vermiyor. Önde ve arkada çift amortisör yeteri kadar kuvvetli emişe ve yol tutuşa sahip. (16 “yüksek duvarlı küvrüz lastiklerle (ön kısımda 100/80, arkadan 120/80) donatılmıştır.)

Makina dengeli, ama oturuş pozisyonunun yüksekliği zaten scooterlardaki öne uçacakmışsın hissiyatını artırıyor. Sanki ilkokulda sınıf sırasında oturuyorum ve müfettiş heran kapıdan girecekmiş de bende ayağa kalkacakmışım gibi beni hazır kıta bekletiyor gibi. Makinası zaten güçlü; gaz açtığında direksiyon hareketiyle bir yere yönledirirken, genel ağırlığı yönlendirmeye kullandığınız yığılma hareketi aynı anda yapılamıyor gibi. Yani ya direksiyonu seçeceksin ya vücut hareketiyle motoru sağa sola yığmayı. Yada ani gaz açmalardan kaçacaksın, çünkü motor gerçekten iyi ivmeleniyor.

Ağırlık bakımınından 150 kg larda, bana biraz ağır hissiyatı verdi, boşken geri manevralarda beni yordu, 70 kg ağırlığında 1,75 boyunda bir adamım. Ama yüksek süratlerde ağırlığının faydasını bana hissettiriyor. Keza 130 km ye çıkabiliyor.

Makina su soğutmalı ve şimdiye kadar bana hiç sorun çıkarmadı soğutma sistemi, sıcaklığı ortaların hep altında.

Motor 18 hp gücünde , yine torku da 17 NM civarında.  İlk hareketinde motorda bir sağırlık oluyor, sanki boştaymış gibi , devri biraz daha açınca hareket ediyor,  sonra sanırım 3000-4000 devir gibi bir fırlama oluyor; hani turbo arabalarda turbo nun açıldığı devirlerde hissedilir ya onun gibi. İlk devirlerdeki o boşluk ve sağırlık , durma süratlerinde insanın ayağını yere koymamıza neden oluyor, gıcık birşey. Motorun debriyajı, kavrama esnasında titreme yapmıyor, bir çok scooter ın sorunu olan kavrama titremesi; bu motorda neredeyse yok.

Gaz dozajlamasında elcik in tek telle gaz açtığı belli oluyor ve zayıflık olarak hissediliyor. Vespa larda olduğu gibi çift gaz teli daha tok bir dozlama hissi verirmiş.

Motorun önemli özelliklerinden biri, güven veren ön arka tek disk frenleri, Dozajlaması kolay, yumuşak manet. hatta arka freni sıkınca ön frenin de belli miktarda sıkıldığı bir kombine fren sistemi mevcut.  yani eğer sürekli arka fren manetiyle çok acemi bile olsanız, lastikleriniz de iyiyse ön tekeri hiç kaydırmadan kullanabilirsiniz. Çok zorlanınca yinede arkadan hafif kayabiliyor; ama bu kayma kontrolü kaybedecek kadar büyük değil. (Arka tekerlek 220 mm disk ve iki pistonlu pergel ile donatılmışken ön tekerlek 260 mm disk ve üç paralel pistonlu kayan kaliperi içeriyor.)

Karbüratörlü bu 4 zamanlı Keihin marka bir karbüratörle beslenen DOHC teknojili  yaklaşık 8000 devir çevirebilen 180 cc makina 100 km de tam olarak 4 litre yakıt tüketiyor. Tüketim değeri, makul gibi; belki biraz yüksek olabilir. Ama kabul edilemez seviyelerde değil.

Karbüratör ün ne olduğunu bilmeyenler vardır diye söylüyorum, hava seçer; çalıştırırsınız bugün beni çok yorma der, çalıştırırsın bugün bomba gibiyim der. 15 derece gibi sıcaklıklarda zımba. Çok sıcaklarda ve çok soğuklarda biraz performansı düşer.

Motor fiyatıyla, bir çok çin malı emsaliyle benzer paralara satılıyor, yine ikinci el fiyatları da öyle. bu durum bu motosikleti alternatifleri arasında iyi bir yere getiriyor bence, motosiklet tutkunlarının ikinci motor olarak kullanabilecekleri güvenilir bir makine.

Servis olarak Piaggio dan anlayan ustaların ellerinde uzun yıllar bozulmadan kullanılabilir bir makinesi olmakla birlikte, parçası ucuz olmadığından bu makinalara aşina olmayanlara debriyajı, motoru açtırmayın derim. Grenajları filan ucuz değil.

Ö kafadan (göstergelerin olduğu, camın bağlı olduğu kafa) çukurlarda trim sesleri geliyor, genel olarak buna benzer bir ses hiç biryerinden gelmediğinden o bölümden gelen ses beni rahatsız ediyor, benim motoruma mı hastır, hepsinde mi vardır bilmiyorum.  ama o sesler olmasa neredeyse grenajlı değilde sanki sac kasa bir motora biniyorum sanıcam. Bir de orjinal arka fren balatası neredeyse her basışımda ötüyor, sanırım, biraz daha yumuşak bir balata tercih edilmeli.

Motorun düz gidişi güzel, biraz kafa üstüne rüzgar alıyor, yol tutuşu iyi. 250 lik makinalarla beraber gidebilir, hararet yapmaz. Frenleri kuvvetli. Çift kişi yolda sizi üzmez.  Ama çanta gerektiriyor, sele altı yetersiz. Şehir içi durmayı gerektiren hamleleri sevmiyor,  Bakım aralıkları çok sık değil. Görsel olarak güzel buluyor musunuz derseniz, daha çirkinlerini görmüştüm derim.

Neredeyse 250 lik bir xmax kadar performansa sahip ama onun prestijinden uzak. Ama yarı parası. Biraz daha rahatsız oturma pozisyonuna katlanabileceksen neden olmasın dedirtiyor.

Sonuç olarak güvenilir ve fiyat/performans oranı yüksek bir makine istiyorsanız, tercihleriniz arasına girer.

İşte bir güzide arkadaşın bu motorla yol hikayesi ; https://uzunyollar.wordpress.com/

Motor Tek silindirli dört zamanlı, santrifüj pompalı zorla sıvı soğutma, dört vana DOHC (çift havalı cam) silindir kapağı.
Yakıt Kurşunsuz benzin.
Bore x Stroke Delik ve darbe 63 x 58 mm
Toplam yer değiştirme 180,8 cc
Sıkıştırma oranı 12: 1
Kranktaki maksimum güç 8200 rpm’de 19 HP
Kranktaki azami tork 7500 rpm’de 17 Nm
Yakıt sistemi Keihin karbüratör, Ø29 mm.
Ateşleme Otomatik ilerlemeli ve gecikmeli CDI elektronik.
Marş Elektrikli marş.
Yağmalanma Islak karter, mekanik pompayla zorla dolaşım.
Vites kutusu Otomatik varyatör.
Debriyaj Otomatik santrifüj.
Aktarım V kayışı.
Kasa Yüksek mukavemetli çelikten
Ön süspansiyon 35 mm hidrolik çatal
Arka süspansiyon Swingarm olarak görev yapan motor; Ayarlanabilir yay ön yüklü iki hidrolik amortisör.
Frenler Ön: Yüzer üç pistonlu kaliper ile Ø 260 mm paslanmaz çelik disk. Entegre fren sistemi. Arka: Ø İki pistonlu kaliper ile Ø 220 mm paslanmaz çelik disk. Entegre fren sistemi.
Tekerlekler Hafif alaşım, altı kollu. Ön: 2.5 x 16 “Arka: 3 x 16”
lastikler Şamyelsiz . Ön: 110/80 x 16 “Arka: 120/80 x 16”
Boyutlar Toplam uzunluk 2025 mm

Toplam genişlik 728 mm

Dingil mesafesi 1380 mm

Koltuk yüksekliği 810 mm

, Ağırlık; 150 kg

Yakıt deposu kapasitesi Kapasite 8 lt.
Tüketim 4 lt/100 km

ATIL UZUN

 

Bu habere hiç yorum yapılmamış. ilk yorum yapan sen ol !

GÜNÜN HABERLERİ

YAZARLAR

baslik