Beşiktaş görüşmelere başladı! 1 yıllık kiralık

Beşiktaş, İngiliz ekibi West Bromwich Albion’ın Belçikalı futbolcusu Nacer Chadli’yi gündemine aldı.

Beşiktaş’ta transfer çalışmaları hız kazandı. Siyah-beyazlılar İngiliz ekibi West Bromwich Albion’ın Belçikalı kanat oyuncusu Nacer Chadli’yi 1 yıllığına kiralamak istiyor.

Geçen sezonun ardından Premier Lig’den düşen West Bromwich’e teklifini sunan siyah-beyazlılar, İngiliz ekibinin yanıtını bekliyor. Takımının Championship’e düşmesi nedeniyle ayrılığa sıcak bakan Chadli, kulüplerin anlaşması halinde Beşiktaş’a transfer olacak. (Ntvspor)

Kenan 2 Yarışa da katılamayacak…

Kenan Sofuoğlu sakatlığına ilişkin açıklama da bulundu,

Sofuoğlu, yarışabilmek için çok gayret sarf ettiğini vurgulayarak, “İşin doğrusu Türkiye’de en son ameliyat olduğumda metalleri aldırdığımızda, parmağım tekrar yerinden çıkmış. Burada 2 gün boyunca sürekli iğne ve ağrı kesiciler verildi ancak bir türlü hiçbir şey fayda etmedi. 2-3 turdan fazla motosikleti sürecek gücüm kalmıyordu. O yüzden bırakma kararı verdik. İnşallah, 2 Nisan’da İspanya’daki yarışa yetişmeye çalışacağız. Bu şekilde sezonun ilk 2 yarışını kaçırmış oluyoruz.” diye konuştu.

Ankara’ya dönerek yeniden ameliyat olacağını anlatan Sofuoğlu, şunları kaydetti:

“Bırakma kararını kendim vermedim. Doktorlarla görüştük. Özellikle Ankara’da ameliyatımı yapan hocamı da aradım. Burada motor yarışlarında çok tecrübeli doktorlar var, onlarla da görüştüm. Hepsi bu kararın doğru olduğunu söyledi. Bu şekilde piste çıkmamın çok tehlikeli olduğunu belirttiler. Fren sıkma ve gaz verme gücüm olmadığından ötürü bırakıp, sezonun 3, en kötü ihtimalle 4. yarışına yetişmeyi amaçlıyoruz. Sezonda iki yarışa çıkamamak şampiyonluğu zora sokacak ama nasipten ötesi olmaz.”

Arda Turan Chelsea’ye mi gidecek?

Milli futbolcunun İngiltere’de ev aldığı ve kariyerini Premier Lig’de sürdürmek istediği öne sürüldü.

ESPN’nin haberine göre; Barcelona’nın teknik patronu Luis Enrique’nin kendisine şans vermediğini düşünen ve bu durumdan şikayetçi olduğu öne sürülen Arda Turan’ın Chelsea’nin stadı Stamford Bridge’e yakın bir yerden ev sahibi olduğu belirtildi.

Atletico Madrid’den eski takım arkadaşı Diego Costa’nın da Chelsea’deki hocası Antonio Conte’ye bu konuda fikir verdiği öne sürüldü.

Galatasaray Salih Dursun transferini açıkladı

Galatasaray, Salih Dursun’un satın alma opsiyonu ile birlikte Antalyaspor’a kiralandığını açıkladı.
Sarı-kırmızılı kulüpten yapılan ve Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda yer alan açıklamada, “Profesyonel futbolcularımızdan Salih Dursun’un 2016-2017 sezonunun sonuna kadar Antalyaspor Spor Faaliyetleri Tic. Ve San. A.Ş’ye (Antalyaspor) geçici transferi konusunda anlaşmaya varılmıştır. Buna göre, geçici transfer dönemi içerisinde oyuncuya Şirketimiz tarafından ödenecek sabit transfer ücreti 250.000 TL’dir. Ayrıca, Antalyaspor 15 Haziran 2017 tarihine kadar net 250.000 TL bonservis ücreti ödemek kaydıyla futbolcuyu satın alma opsiyonuna sahiptir” denildi.
(İHA)

Adanaspor çalışmalara başladı

Spor Toto Süper Lig takımlarından Adanaspor’un devre arası kamp çalışmaları başladı.
Turuncu-beyazlılar Spor Toto Süper Lig’in ikinci yarısı için çalışmalarına Antalya Belek’te toplanarak start verdi. Antrenman öncesi Teknik Direktör Levent Şahin oyuncularıyla kısa bir toplantı yaptı. Antrenman ısınma, çabukluk ve koordinasyon hareketleriyle başladı. Antrenmanın ana bölümünde dar alanda çift kale maç yapan oyuncular, 1 saat 20 dakika süren antrenmanı taktik çalışmasıyla sonlandırdı. Adanaspor, hazırlıklarına bugün akşam saatlerinde gerçekleştireceği antrenmanla devam edecek.
Adanaspor’un hazırlık maçı programları da belli oldu. Adanaspor’un devre arası kampında yapacağı hazırlık maçları ise şu şekilde:

5 Ocak Perşembe
16.00 Adanaspor – Gençlerbirliği
…..
8 Ocak Pazar
16.00 Adanaspor – Gaziantep Büyükşehir Belediyespor
(Umutcan İşledici / İHA)

Üzülmez transfer istiyor

Gaziantespor Teknik Direktörü İbrahim Üzülmez, transfere ihtiyaçları olduğunu belirterek, “Yurt içi ve yurt dışından görüştüğümüz oyuncular var. Kampa 3-4 gün içerisinde 2-3 kişi katılacaktır” dedi.
Süper Lig’de ikinci yarı hazırlıklarını Antalya Belek’te sürdüren Gaziantespor’da Teknik Direktör İbrahim Üzülmez, İhlas Haber Ajansı muhabirine açıklamalarda bulundu. Kamp çalışmaları için Üzülmez, “İkinci yarı hazırlıklarına başladığımız bugünden itibaren nasıl sinerji veririz, nasıl bu takımı ayağa kaldırabiliriz düşüncesiyle çalışmalarımıza başladık” diye konuştu.

“KARAKTER ÖNEMLİ”
Güzel günlerin olması için çalışmak gerektiğini vurgulayan İbrahim Üzülmez, sözlerine şöyle devam etti:
“Bizler bu düşünce içerisinde bu görevi kabul ettik. Futbolun içerisinde karakter önemlidir. Olmazsa olmazıdır. Yetenekli, kaliteli bir takımsanız, zaten bunun için buraya geldim. O karakteri ikinci yarı göstermemiz gerekiyor. Daha önceki takımlarım da bunu başardık. Bu sefer işimiz daha zor. Bunu kabul etmek gerekiyor. İşimiz kolay değil. Çünkü son 7 maçını kaybetmiş bir takımdan bahsediyoruz. Gaziantepspor, son 7 maçında en çok gol yiyen takımlardan biri. Bunları değiştireceğiz. Bunları değiştirmek için zamana ihtiyacımız var. Bu 10 günlük kamp sürecinde oyuncularımızı hem mentalite olarak, hem de fiziksel olarak inandırarak bunları ortaya koyacağız.”

“BAŞARI İÇİN BÜTÜN GAZİANTESPOR CAMİASININ İNANMASI LAZIM”
Başarı için desteğin önemine değinen Üzülmez, “Bütün Gaziantep camiasının da bizlere inanması lazım. Sadece inanç değil, onların da bizim yanımızda olması lazım. Antalyaspor maçı ile beraber tribünleri dolduran Gaziantepspor’a ihtiyacımız var. Bu sinerjiyi sağlarsak neden bu takım üst sıralarda yer almasın. Oyuncularıma inanıyorum ve güveniyorum. Katılacak arkadaşlarla o sinerjiyi yakalayacağız, bundan kimsenin şüphesi olmasın” şeklinde konuştu.

“TRANSFERE İHTİYACIMIZ VAR”
Transfere ihtiyaçları olduğunu belirten Üzülmez, “Her takımın olduğu gibi bizim de ihtiyacımız var. Yurt içi ve yurt dışından görüştüğümüz oyuncular var. Kampa 3-4 gün içerisinde 2-3 kişi katılacaktır. Kadro derinliğini arttırmak için ihtiyacımız var. Bu arkadaşların katılımıyla Gaziantepspor, istenen yere gelecektir” ifadelerini kullandı.
(Oğuzhan Ort – Doğan Gündoğdu – Mehmet Şirin Topaloğlu / İHA)

Chebake transferinde sona geldi

Bursaspor, Fransa 2. Lig takımlarından La Havre’de forma giyen Issam Chebake transferinde sona geldi.
Süper Lig’in ikinci yarısı için transfer çalışmalarına hız veren yeşil-beyazlı kulüp, teknik ekibin raporu doğrultusunda bir süredir görüşme halinde olduğu 27 yaşındaki Faslı sağ bek Issam Chebake transferinde sona yaklaştı. Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu’nun ısrarla kadrosunda görmek istediği Fransa 2. Lig ekiplerinden La Havre’de forma giyen tecrübeli oyuncunun transferini bir kaç gün içinde bitirmek isteyen yönetim, Chebake’nin ardından 3 oyuncu daha transfer etmek istiyor.

SICAK BAKIYOR
Bu sezon ligde 17 maça çıkan Faslı oyuncunun piyasa değeri 400 bin Euro olarak belirtildi. Bursaspor’da forma giymeye sıcak bakan tecrübeli oyuncu yeşil-beyazlı kulübün sosyal paylaşım sitelerindeki hesaplarını da takibe aldı.
(Mesut Alan / İHA)

Konyaspor’da transfer çalışmaları

Spor Toto Süper Lig takımlarından Konyaspor, Fransa 1. Lig takımlarından FC Lorient’in sol kanat oyuncusu Moryké Fofana ile transfer için anlaştı.
Konyaspor Kulüp Başkanı Ahmet Şan yaptığı açıklamada, geçen sezon izlemeye aldıkları 25 yaşındaki Fildişi Sahilli FC Lorient’in sol kanat oyuncusu Moryké Fofana ve takımı ile prensipte anlaştıklarını açıkladı. Başkan Şan, birkaç gün içinde Konya’ya gelecek oyuncunun sağlık kontrolünden geçirilerek Antalya Belek’teki takım kampına götürüleceğini söyledi. Şan, teknik heyetin verdiği rapor doğrultusuna orta saha mevkisine de bir oyunu transfer etmek için görüşmelerin sürdüğünü belirtti.
(İHA)

Daçka Aslan’ı devirdi

Spor Toto Basketbol Süper Ligi’nin 13. haftasında Galatasaray Odeabank, sahasında ağırladığı Darrüşafaka Doğuş’a 72-87 mağlup oldu. Daçka bu sonuçla ligde 9. galibiyetini elde etti.

Salon: Abdi İpekçi
Hakemler: Yener Yılmaz x, Ahmet Ersan Ergüler x, Önder Yılmaz x
Galatasaray Odeabank: Micov xxx 17, Fitipaldo x, Tyus xx 2, Can xx, Schilb xxx 16, Pleiss xxx 18, Sinan xxx 11, Diebler xx 6, Göksenin xx 2
Başantrenör: Ergin Ataman
Darrüşafaka Doğuş: Wilbekin xx 13, Mehmet x 2, Birkan xxx 13, Semih xxx 10, Wanamaker xxx 15, Moerman xx 13, Anderson xxx 15, Zizic x 4
Başantrenör: David Blatt
1. Periyot: 22-18 (Galatasaray Odeabank lehine)
Devre: 40-38 (Galatasaray Odeabank lehine)
3. Periyot: 56-62 (Darrüşafaka Doğuş lehine)
5 faul alan: Jon Diebler (Galatasaray Odeabank)
(İHA)

İşte Papen Mustafa’nın yeni takımı

Türk futbolunun ‘Papen’ lakaplı golcüsü Mustafa Kocabey, Çanakkale 1. Amatör Lig takımlarından Ayvacık Belediyespor ile 1 yıllık sözleşme imzaladı.
Altyapısından yetiştiği Galatasaray’da1992-1993 sezonunda, dönemin Teknik Direktör’ü Karl Heinz Feldkamp tarafından A takıma alınan ve genç yaşta, o dönem Fransızların ünlü golcüsü Jean-Pierre Papin’e benzetildiği içi kendisine ’Papen’ lakabı verilen Mustafa Kocabey, Ayvacık Belediyesporla 1 yıllık sözleşme imzaladı.
Ayvacık Belediyesi Konferans Salonu’nda, Ayvacık Belediye Başkanı Mehmet Ünal Şahin ve Ayvacık Belediyespor Kulübü Başkanı Mustafa Avkıran’la masaya oturan 42 yaşındaki tecrübeli golcü, kendisini Ayvacık Belediyespor’a 1 yıllığına bağlayan sözleşmeye imza attı.
Yapılan sözleşmenin ardından açıklamada bulunan Kocabey, sarı-kırmızılı formadan kopamadığı için sarı-kırmızılı renklere sahip Ayvacık Belediyesporla anlaştığını ifade ederek, “Her şeyden önce Çanakkale’nin yeri bende ayrı. 4 sezon Çanakkale Dardanelspor’da oynadım. İnşallah takım arkadaşlarımızla beraber Ayvacık Belediyespor’u daha yüksek yerlere taşırız. Bu transferde emeği geçen Ayvacık Belediye Başkanı Mehmet Ünal Şahin’e ve arkadaşım olan aynı zamanda da sponsorluğumu yapan Saffet Aksoy’a teşekkür ederim. Halen Galatasaraylıyım ve sarı-kırmızılı renklere aşığım” dedi.
Galatasaray’da 2 lig şampiyonluğu, 1 Türkiye Kupası ve 1 de Cumhurbaşkanlığı Kupası kazanan Papen Mustafa, Galatasaray’ın yanı sıra Kocaelispor, Yozgatspor, Atiker Konyaspor, Kayseri Erciyesspor, Manisaspor, Samsunspor, Balıkesirspor ve Çanakkale Dardanelspor forması da giydi.
(Utku Yaşar Cüce / İHA)

İşte Babel’in alacağı ücret

Beşiktaş Hollandalı oyuncu Ryan Babel’in transferi için 2,5 yıllık anlaşma sağlandığını açıkladı.
Siyah-beyazlı kulüpten yapılan ve Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda yer alan açıklamada, Babel ile anlaşma sağlandığı duyuruldu. Oyuncunun alacağı ücretin de yer aldığı açıklama şöyle:

“Ryan Babel ile aşağıdaki hususlarda sözleşme imzalanması konusunda anlaşmaya varılmıştır.
2016-2017 sezonunda 1.200.000 Avro,
2017-2018 sezonunda 2.100.000 Avro,
2018-2019 sezonunda 2.100.000 Avro Garanti Ücret,
Oynadığı Maçlarda Puan Başı 4.000 Avro ödenmesi”
(İHA)

Süper Lig’e teknik direktör dayanmıyor

Spor Toto Süper Lig’in ilk yarısı sona ererken, ligde yer alan 18 takımdan 7’si sezon içinde teknik direktör değişikliğine gitti. 
Süper Lig’in ilk devresinde beklenen performansı gösteremeyen 7 takımda sezon içinde teknik direktör değişikliğine gidildi. Akhisar Belediyespor, Kasımpaşa, Antalyaspor, Gençlerbirliği, Adanaspor, Kayserispor ve Gaziantespor teknik adam değişikliğine giden takımlar oldu.

AKHİSAR BELEDİYESPOR
Sezona Cihat Arslan ile başlayan Akhisar Belediyespor’da, ligin 2. haftasında transfer konusunda yaşanan görüş ayrılıklarından sonra tecrübeli teknik adamın sözleşmesini karşılıklı feshedilmişti. Cihat Arslan’dan boşalan teknik direktörlük koltuğuna ise Tolunay Kafkas oturdu. Yeşil-siyahlı ekip, 5 galibiyet, 6 mağlubiyet ve 5 beraberlik sonucu topladığı 20 puanla ilk devreyi 10. sırada tamamladı.

KASIMPAŞA
Süper Lig’in ilk yarısında istenen performansı gösteremeyen Kasımpaşa da sezon için teknik direktör değişikliğine giden takımlardan oldu. Rıza Çalımbay yönetiminde lige başlayan lacivert-beyazlılarda ilk 3 haftada galibiyet alınamayınca tecrübeli teknik adamın görevine son verildi. Çalımbay’ın yerine ise takımın başına Kemal Özdeş geldi. Kasımpaşa 5 galibiyet, 8 mağlubiyet ve 3 beraberlikle 12. sırada bulunuyor.

ANTALYASPOR
Teknik Direktör Jose Morais ile ilk 6 haftada galibiyetle tanışamayan Antalyaspor, Kasımpaşa’dan ayrılan Rıza Çalımbay’ı ligin 7. haftasında teknik direktörlük koltuğuna getirdi. Rıza Çalımbay’ın takımın başına geçmesinin ardından 6 galibiyet elde eden kırmızı-beyazlı takım, ligin ilk yarısını 22 puanla 9. sırada tamamladı.

GENÇLERBİRLİĞİ
Spor Toto Süper Lig’de ilk 10 haftayı İbrahim Üzülmez ile geçiren Gençlerbirliği’nde beklenen performans sergilenemeyince genç teknik adamın görevine son verildi. Üzülmez’in ardından takımın başına ise Ümit Özat geçti. Kırmızı-siyahlılar, 5 galibiyet, 4 mağlubiyet ve 7 beraberlikle topladığı 22 puanla ilk devreyi 9. sırada tamamladı.

ADANASPOR
Ligin son sırasında bulunan Adanaspor, sezon başında takımın başında yer alan Krunoslav Juri’in görevine 13. haftada son verdi. Takımın başına ise geçici olarak Eyüp Arın getirildi. Turuncu-beyazlı takımın ligde sadece 2 galibiyeti bulunuyor.

KAYSERİSPOR
Hakan Kutlu ile sezona başlayan Kayserispor, tecrübeli teknik adam yönetiminde ligde oynadığı 13 maçta bekleneni veremedi. Hakan Kutlu’nun istifa etmesinin ardından ise sarı-kırmızılılar devreyi teknik direktörsüz tamamladı. Kayserispor, 3 galibiyet, 10 mağlubiyet ve 3 beraberlik sonucu aldığı 12 puanla 16. sırada bulunuyor.

GAZİANTEPSPOR
İsmail Kartal ile lige güzel bir başlangıç yapmak isteyen Gaziantespor’da alınan kötü sonuçlar doğrultusunda teknik adamın görevine 13. haftada son verildi. 15. haftada takımın başına İbrahim Üzülmez geçse de, kırmızı-siyahlı ekip düşme hattından kurtulamadı. Gaziantepspor, ligde 3 galibiyet, 11 mağlubiyet, 2 beraberlikle 11 puanla 17. sırada yer alıyor.
(Uygar Aydın / İHA)

Akşam Antalya’daki kampa katılacak

Spor Toto Süper Lig’i 35 puanla 2. sırada tamamlayan Beşiktaş, sezonun ikinci yarı hazırlıkları kampı için Antalya’ya geldi. Yeni transfer Ryan Babel’in de akşam kampa katılacağı öğrenildi
İlk yarının bitiminin ardından 5 günlük izin yapan Beşiktaşlı futbolcular, bugün İstanbul’da bir araya gelerek Sabiha Gökçen Havaliman’ından özel uçakla Antalya’ya hareket etti. Öğlen saatlerinde Antalya Havalimanı’na iniş yapan Beşiktaş futbolcuları kampa aileleriyle birlikte geldi. Siyah-beyazlı kafileyi bir grup taraftar tezahüratlar eşliğinde çiçeklerle karşıladı. Özellikle eşi ve çocuklarıyla birlikte gelen Talisca’ya yoğun ilgi gösteren taraftarlar, futbolcularla birlikte bol bol fotoğraf çekindi. Takım otobüsüne binen siyah-beyazlılar kamp yapacakları Belek bölgesine doğru hareket etti.

BABEL AKŞAM KATILACAK
Öte yandan 8 Ocak Pazar gününe kadar Antalya’da kalacak olan kafileye, yeni transfer Ryan Babel’in akşam katılacağı öğrenildi. Kampın son gününde Antalyaspor’la hazırlık maçı gerçekleştirecek olan Beşiktaş, maçın ardından İstanbul’a dönüş gerçekleştirecek.
(İHA)

Çağla’dan erken veda

Shenzhen Açık’ta mücadele eden milli tenisçi Çağla Büyükakçay, turnuvaya ilk turda veda etti. Büyükakçay, Johanna Konta’ya 6-2 ve 6-0’lık setlerle 2-0 kaybederek elendi.
İstanbul Cup’ı kazanarak Türk tenis tarihinde ilk kez bir WTA turnuvasında şampiyonluk elde eden tenisçi olan Çağla Büyükakçay, 2017’ye istediği gibi başlayamadı. Çin’in Shenzhen şehrinde düzenlenen Shenzhen Açık’ta mücadele eden Büyükakçay, tek kadınlarda dünyanın 10 numarası olan Büyük Britanya’lı tenisçi Johanna Konta’ya kaybetti. İlk seti 6-2 kaybeden Çağla, ikinci sette ise sayı alamadı ve 6-0 yenilerek 2-0 kaybetti. Özellikle servis atışlarında etkili olamayan Çağla Büyükakçay, 41 servisin 13’ünde sayı elde edebildi. Rakibi Konta ise 39 servisin 27’sinde başarılı oldu.
(Bozhan Memiş / İHA)

Karabükspor’dan İshak Doğan kararı

Kardemir Karabükspor sezon başında Trabzonspor’dan geri aldığı ve kamp sürecinde kadro dışı bırakılan İshak Doğan’a af çıktı.
Kardemir Karabükspor Asbaşkanı Tolga Gül, devre arası kamp çalışmalarına 3 Ocak’ta Antalya Belek’te başlayacaklarını söyledi.
Gül, daha önce kadrolarına kattıkları ve sezon başı kampından kadro dışı bıraktıkları İshak Doğan’ı affettiklerini ve yarından itibaren kampa katılacağını kaydederek, “ Uzun süredir sakat olan Alexe’nin tedavi bitti ve takımla birlikte kampa başlayacak. Diğer yandan kadromuza kattığımız Ukranyalı milli kaleci Oleksandr Rybka ve forvet Yevhen Seleznyov takıma katılacak. Bunun yanında kaleci Adirano ve Hakan Aslantaş’a takım bulmalarını istedik. Oyuncumuz Rodic için Sırbistan’dan gelen teklife evet deyip kiralık vereceğiz” dedi.
Gül ayrıca, Afrika kupası nedeniyle milli takımlarına giden Poko, Yatabare ve Traore’nin daha sonra takıma dahil olacağını kaydetti.
(Yasin Erdem / İHA)

Sözleşmesi feshedildi

Galatasaray Odeabank, sezon başında transfer ettiği Amerikalı uzun forvet Deon Thompson’ın sözleşmesini feshetti.
Galatasaray Odeabank, sezonun kalan bölümünde daha başarılı bir grafik çizebilmek için kadro yapılanmasına gidiyor. Bu kapsamda sarı-kırmızılılarda bir türlü bekleneni veremeyen Deon Thompson’ın sözleşmesi karşılıklı olarak fesh edildi. Galatasaray’dan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verldi: “Galatasaray Odeabank Erkek Basketbol Takımımız, 2016/2017 sezonu başında transfer ettiği Amerikalı uzun forvet Deon Thompson ile karşılıklı anlaşarak sözleşmesini feshetti. Deon Thompson’a bugüne kadar kulübümüze verdiği emekler için teşekkür eder, ilerleyen kariyerinde başarılar dileriz.”
(İHA)

“8-0’lık İngiltere maçı içimde kanayan yara”

Fenerbahçe’nin ve Türk futbolunun efsane kalecilerinden Yaşar Duran, 8-0’lık İngiltere maçının içinde kanayan bir yara olduğunu söyledi. 
Fenerbahçe, Malatyaspor ve Sarıyer formalarını giyen, 1980 ve 1990’ların ilk dönemine damga vuran kaleci Yaşar Duran TFF’nin Tam Saha dergisine konuştu. 8-0 kaybedilen İngiltere maçıyla anılmaktan dolayı kırgınlık yaşayan Yaşar Duran, futbol hayatını ve antrenörlük günlerini anlattı. Futbola Ankara Altındağspor’da başlayan ve ardından Gaziantepspor’a transfer olan Duran, “Gaziantepspor’u 1. Lig’e biz çıkardık, şampiyon olduk. 17 yaşında gittim Gaziantepspor’a ve oynamaya başladım. İki sezon oynadım orada. 1981-1982 sezonunun başında da Fenerbahçe’ye geldim. 2. Lig’deyken A Milli Takım’a seçildim. Bu Türkiye’deki ilklerdendir. Pek bilmiyorum bunu başaran var mıdır? O zaman Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor, Fenerbahçe ağırlıklı bir takım vardı. 2. Lig’den Milli Takım’a seçilmek parmakla gösterilecek bir olaydı. İlk gittiğimde Fatih Hoca, Mustafa Denizli Hoca, Şenol Hoca as oyunculardı. 1979 yılında rahmetli Sabri Kiraz Hocamız beni aldı Milli Takım’a. Türkiye’de en fazla Milli Takım’a giden oyunculardan biriyim. Yıl olarak 12. Ama sayısal olarak en az milli olan kalecilerden birisiyim. O dönem çok maç yoktu. Yabancı ülkelerden özel maç teklifi bile gelmiyordu bize. Avrupa Şampiyonası olsun, Dünya Kupası olsun kolayca elenen bir takım hüviyetindeydik. Anadolu kulüplerinden Millî Takım’a seçilen oyuncuları, yönetimleri ya da başkanlar ödüllendirirlerdi. Para verirlerdi. Tabii bir ayrıcalık görüyorsun kendinde. O şehrin temsilcisi olarak Milli Takım’a seçilmek gurur verici. Ay-yıldızlı armayı taşımak herkese nasip olmuyor. Bugün İngiltere’de Wembley’de oynayamayan bir sürü oyuncu var. Çünkü Milli Takım oyuncuları oynuyor Wembley’de. Bunun gibi bir şeydi. Herkesin bir rüyası, hayaliydi.” diyerek Milli Takıma nasıl seçildiğini anlattı.

FENERBAHÇE MACERASI NASIL BAŞLADI
Milli Takım’a seçilmesinin ardından transferin de gözdesi olan Yaşar Duran, birçok teklif aldığını ifade ederek, “O dönem dört büyüklerin haricinde Bursaspor ve Zonguldakspor da beni istiyordu. Ekonomik durumları çok iyiydi. Hepsi beni istiyordu. Tercihimi Fenerbahçe’den yana kullandım. Transfer hikayem de enteresandır. Fenerbahçe beni istiyor, diğer kulüpler de istiyor. Gazeteler de yazıyor. Bizim, Fenerbahçe ile maçımız vardı İstanbul’da. O maçta Fenerbahçe bize 4-0 yenilseydi küme düşüyordu. 1-0 galiptik. O zaman Gaziantepspor’da penaltıları ben atıyordum. 1-0 galipken penaltı oldu. Hocama, “Ben atmayayım. Adım Fenerbahçe ile geçiyor. Dedikodu olmasın” dedim. “Hayır, sen atacaksın” dedi. Atamadım ben penaltıyı. Kaleci Adem kurtardı. Fenerbahçe’nin o zamanki hocası Friedel Raush’du. Adem ile hocası saha içinde tartışma yaşadı. O dönemki Başkan Ali Şen beni ofisine çağırdı transferim için. “Niye atmadın penaltıyı?” dedi bana Ben de, “Atmak istedim ama atamadım sayın başkanım” dedim. O zaman geldi sarıldı, öptü beni. Ben gerçeği söylemiştim. Öyle gerçekleşti transferim. O zaman, şimdiki gibi Bosman kanunları yok. Bonservislerimiz kulüplere bağlıydı. İstedikleri gibi rakam talep edebiliyorlardı. O şekilde gerçekleşti transferim” diyerek Fenerbahçe macerasının nasıl başladığını anlattı.
7 yıllık Fenerbahçe kariyerinde birçok kupa kazandıklarını da ifade eden Yaşar Duran, “Fenerbahçe’ye gittiğinizde Anadolu kulüplerindeki gibi rahat bir ortam göremiyorsunuz. Çok odaklanmanız lâzım. Fenerbahçe camiası ikinciliği bile kabul etmiyor, sadece şampiyonluk istiyor. Biz de her iki senede bir şampiyon olduk. Bir dönem 5 kupayı birden aldık. Branko Stankovic döneminde 5 kupa aldık. Spor Yazarları, Donanma Kupası, Türkiye Kupası, Türkiye Şampiyonluğu, Cumhurbaşkanlığı Kupası Tabii çok güzel duygulardı. İleride gurur duyabileceğiniz başarılar bunlar. O zaman sizinle yaşayan arkadaşlarınız, aileniz, komşular; basında çıkan gurur verici yazılar yüreğinizi kabartıyor. İtibar görüyorsunuz. Bir ayrıcalık görüyorsunuz. Her ne kadar o ayrıcalıklı kişiliğiniz yoksa bile; o ayrıcalığı görmek istememenize rağmen böyle davranış şekilleriyle karşılaşıyorsunuz. Hoş şeyler bunlar. Dünyanın her yerinde böyledir. Sporcular, sanatçılar bu tip hareketlere layık kişiler. O zaman da üç kulvarda yarışıyorduk. Şampiyon olduğumuz sene Bordeaux’yu elemiştik. UEFA Kupası’nda yarışa devam ediyorduk. Türkiye Ligi var, bir de Türkiye Kupası var. Bunlardan kopmuyorduk. İyi de bir takımımız vardı. İyi arkadaşlığımız vardı. Arkadaşlık çok önemlidir. 5-6 kişi birden gezerdik. Belki hepsiyle samimi olmuyorduk ama hep birlikteydik. 29 sene Türkiye Kupası’nın alınmamasına tesadüf diyebilirim. Çünkü belki lige ağırlık verdi takım belki Avrupa’ya ağırlık verdi. Gruplara katılmayı garantilemek için yedek kadro çıktı. Bu yüzden 29 sene geçti” dedi.

“EN ÇOK PENALTI ATAN, EN ÇOK KURTARAN KALECİYİM”
Fenerbahçe’nin ardından Malatyaspor’a giden ve sonrasında da Sarıyer’e transfer olan Yaşar Duran, kendisinin en çok penaltı golü atan kaleci olduğunu söyleyerek, “O dönem Malatyaspor’un yönetimi çok güçlüydü. Türkiye’nin önemli oyuncularını transfer ettiler. Ünal Karaman vardı, Metin Yıldız vardı Galatasaray’dan Feyzullah, Oktay, Levent, Eren iyi futbolculardı. İlk sezonda ligi beşinci sırada bitirdik. İkinci sezonda üçüncü olduk ve Balkan Kupası’na katıldık. Ertesi sezon Malatyaspor’dan ayrıldıp Sarıyer’e geldim. Malatya’da iki yıl kaldım. Çok mutlu günlerim geçti. Hala efsane kadro diye anılıyor o kadro Ama ertesi sezon Brezilya’dan üç oyuncu geldi. Kaleci Carlos ve Eder, Brezilya Milli Takımı’nın banko oyuncularıydı. Ama küme düştüler. Sadece şöhretli futbolcu aldılar. İyi futbolcu demeyeyim; şöhret aldılar; küme düştüler. Sarıyer’e geldim. Sarıyer’de de aynı şekilde iyi bir kadromuz vardı. Rahmetli Selçuk Yula, Beşiktaşlı Fikret Demirel, Cem Pamiroğlu, Erdal Keser, Mustafa Yücedağ, Sercan Görgülü, Cengiz Güzeltepe, Osman Yıldırım Kadromuz müthişti. Erdi ile daha sonra Fenerbahçe’de buluşmuştuk. Sarıyer’de bir beşinci, bir üçüncü bitirdik ligi. Yine aynı başarıyı tekrarlamış oldum. Bir sezonda 12 penaltının, 8’ini kurtardım. Arşivlerde vardır bu Ben Türkiye’ni en çok penaltı golü atan ve en çok penaltı kurtaran kalecisiyim Şu anda Bursaspor’un kalecisi Harun 5 penaltı üst üste kurtardı ama rekorum daha geçilemedi. Bir sezonda diyorum düşünün 12 penaltının 8’ini kurtardım. 8-10 tane penaltıdan golüm vardır. Penaltı atmak, kurtarmaktan daha zordur. Çünkü neden? Atamayınca “Kaçırdı” deniyor. Ama kaleci kurtarınca, “Kurtardı” oluyor. Atmak bence daha zor. Penaltı atmayı iyi bilirdim. Küçükken oyuncu olarak başlamıştım futbola. Oradan ayak becerisine, topa vurma becerisine sahiptim. Bir de penaltı kurtarmanın sadece bir değil, 10-15 etkeni olduğunu sayabilirim size. Daha önce hangi köşeye atmış? Sağ ayakla mı atmış, sol ayakla mı atmış? Kaleciler onları yanıltmak için sağa gider gibi yapar sola gider; sola gider gibi yapar sola gider yine Bazıları bakarak atar. Bazıları bakmadan vurur. Bazıları ayağının içini gösterir, son anda bileğini kıvırır. Bunların hepsi analiz ediliyor; edilmeli de bir kaleci tarafından Atanın da bu şekilde kaleciyi analiz etmesi lazım. Tamamen atanın ve kalecinin hissiyatları ön plana çıkmalıdır” diye konuştu.

“KALECİ YAŞAR’DIM, KOVA YAŞAR OLDUM”
8-0 kaybedilen İngiltere maçının kendisi için kanayan bir yara olduğunu ifade eden Yaşar Duran, “Çok üzgünüm bu konuda TV kanallarında, gazetelerde, röportajlarda benimle ilgili, “Ne kadar kendisiyle barışık” ifadelerini kullanıyorlar. Sağ olsunlar. Zaten öyle birisiyim. 23 yıllık futbol kariyerimde 5 şampiyonluğum var. Cumhurbaşkanlığı Kupaları var, Türkiye Kupaları var, en az gol yiyen kaleci unvanım var. En çok penaltı atmış, en çok penaltı kurtarmış, ilk Dünya Karması’na çağrılmış oyuncuyum Askerdim gidemedim. İsa gitmişti 2. Lig’den Milli Takım’a seçilmişim. Bunlar benim kariyerim. Bunların hepsi evimde kupalarım ve albümlerimde sabit. Ama duvarda. İnsanların zihniyetinde kalan tek şey İngiltere maçı Ben o İngiltere maçında çok kişiyi kurtardım. Başta federasyonu Başta antrenörü Başta futbolcu arkadaşlarımı Hepsini ben kurtardım. Fatura olduğu gibi bana çıkartıldı. Her şey bana yıkıldı. Tabii sağ olsun gazeteci arkadaşlar da bana hemen “kova” damgasını vurdular. Esasında kova bana değil, kalecilere ait genel bir tabirdir. Beklere de “Koridor oldu” derler. Benim lakabım kaleci Herkes telefonuna “Kaleci Yaşar” diye yazar. Şimdi Ahmet, Mehmet deniyor kalecilere Volkan, Muslera olarak geçiyor. Ama ben Kaleci Yaşar’dım Ama bu kova damgasını yiyeli 32 sene geçti. 1984 yılıydı. Şimdi adam 30 yaşında, 7-8 yaşındaki oğluna diyor ki; “Bu amcanı tanıdın mı? Fenerbahçe’de oynadı, Milli Takım’da oynadı ama 8 gol yedi.” Böyle bir tanıştırma şekli Bu telefonda da böyle. Telefonun diğer ucunda insanlar benimle konuşurken, “Kova Yaşar” diyor Bunlar üzücü şeyler Bunlar bende yara 23 sene top oynamışım. Hayatım topla geçti. 23 sene oyunculuk Antrenörlüğü de koyarsanız 50 yıldır bu işin içindeyim. Bu işten emekli oldum. Hala sürdürüyorum bu işi Seviyorum Hayatımız futbol Futbolun içinde bir hayat oldu. Ben bundan itibar gördüm. Ben bundan evlendim. Ben bundan paralar kazandım, çocuklarımı okuttum. Bir meslek; güzel bir meslek Günde 2.5 saatini ayıracaksın. Ama şimdi mesailer 8-10 saat Eskiden meslek değildi. Kız vermezlerdi bize Şimdi meslek. Herkes ya topçu, ya popçu olmak istiyor. Sağlıklı bir yaşam içindesin. Para kazanıyorsun. Kendine ayıracağın çok zaman var. 1969-1970 sezonunda amatör olarak Ankara’da bana lisans çıktı. Dışkapı’da, 19 Mayıs Stadı’nın altında küçük odalar vardı. Kulüp takımları orada soyunur ve sahaya çıkardı. Elimde annemin verdiği filenin içindeki eşofmanlarla yürüye yürüye giderdim. En az 5 kilometre yürürdüm. İdman biterdi; küçük olduğumuz için soyunma odasını biz yıkardık. Saçımız ıslak eve giderdik. Üç sene böyle geçti Ankara’da Gaziantep’e geldiğimde üçüncü kaleciyim. 17-18 yaşındayım. Takımın en küçüğüydüm. İdmanda canı sıkılan, yorulana kadar bana şut atardı. İdman sahası toprak. Vücudumuzun her tarafı yara-bere içinde oluyordu. Yorulana kadar çalıştırırlardı bizi. “Çay söyle bana Ceketimi getir Kramponumu al” Bu tip istekleri de vardı. Ayakçılık yapardık. Para yok. Annem rahmetli Ankara’da oturuyor. Ona bakmam lazım. Okulu lisede bırakmışım. “Başaracağım” dedim. Evden 1 lira harçlık alırken Gaziantep’e gittiğimde 15 bin lira para koydum cebime. Nasıl seviniyorum. Hemen ağabeyimle teyp aldık bin liraya Bir kulaklık onda, biri bende 12 saat teyp dinleyerek Ankara’ya geldik. Şartlar bu Malzeme sıkıntısı var kulüplerde. O zaman lojmanımız Gaziantep’in dışındaydı. Kulüpte yemek çıkmazdı. Otobüslerle giderdik deplasmanlara. Otobüsün arasında yatarak giderdik maçlara Çok zor şartlardı. Benim bir resmim var. Çamurdan bir tek gözlerim gözüküyor. Böyle sahalarda çalıştık” diye konuştu.

“BENİ GALATASARAYLISI, BEŞİKTAŞLISI VE TRABZONSPORLUSU HEP SEVDİ”
Eskiden statların şimdiye oranla çok daha kötü olduğunu dile getiren Yaşar Duran, “Adana’ya Spor Yazarları Kupası’na gittiğimiz zaman ışıklandırmalı sahada oynuyoruz diye sevinirdik. 3-4 takım TSYD Kupası’nda oynuyorduk. O ışığın altında oynamak bizi acayip motive ediyordu. Acayip havaya giriyorduk. İyi oynamak için elimizden geleni yapıyorduk. Büyük sahalara gittiğimizde en iyi oyunumuzu oynardık. Çünkü futbolcular bunlara layık. İyi sahalarda oynamalılar. Futbolcunun bir defa meslek sevgisinin olması lazım. 18 yaşında Milli Takım’a gelen arkadaşlar var. Bir 18 daha oynasan 34-35 Kalecinin 38 Akıllı olacak. Şu anki şartlar sülalesini kurtarır. İyi bir yatırımla kurtarır. İyi bir yaşam koçu seçmeli Bu abisi olur, babası olur, güvendiği bir büyüğü olur Parasını da iyi değerlendirirse ömür boyu rahat eder. Bizim dönemimizde inanın eğitim eksikliği de çoktu. Ben futbolu bıraktım; kaleci antrenörüm hiç olmadı. Şimdi bu kadar güzel ortam; her şehrimizde artık statlar muazzam. Şehirlerdeki sosyal yaşam güzel. Ha İstanbul, ha Hakkari Bir antrenör ve futbolcu olarak yaşam aynı olmalı. Ev, idman sahası O kadar Başka ne yapacak? İstanbul’da oturan en fazla biraz denizi görür. Şimdi artık oyuncuları 09.00’da çağırıyoruz; akşam yemeğine kadar orada tutuyoruz. Tesisler olsun, malzeme olsun her şey müthiş gelişme içinde. Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri muazzam. Buranın eski halini biliyorum. Şimdi 6 tane saha var. Teknik direktörlük kursuna burada katılıyorum. Yani futbolcu sadece işine odaklanacak. Ailesiyle düzgün bir yaşantısı olacak ve 35 yaşına kadar böyle yaşayacak. Buna katlanmayacak, zevkle yapacak. Çünkü günde 2 saat ayırıyor. Sadece 2 saat. Çift idman olsa, ki haftada iki gündür; 4 saat 20 saat kendisine kalıyor. Günü 3’e bölmeli 8’er saatten İşi, uykusu, sosyal hayatı. Şimdi her şeyin bir zorluğu var. Ne diyorlar? Bütün futbolcular o dönem fakir aile çocuklarıydı. Şimdi değişti. Zengin aile çocukları da futbol oynuyor. Ama o zaman çocukların başka kurtuluşu yoktu. Mahallede top oynuyordu. Abisi, büyüğü elinden tutup takıma yazdırıyordu. Anneler-babalar futbola karşıydı. Biz de kaçak oynardık. Ayakkabımız yırtılırdı, babamız kızardı. Annemiz çamaşırdan sebep kızardı. Sosyal aktivite yoktu. Şimdi telefonlar çıktı en başta Oyunlar çıktı Tamamen teknolojiye dayandı her şey Nasihat vermek ve söylemek çok önemli. 17-18 yaşındaki çocuk algılamıyor. O zamanki parayla şimdiki para arasında çok büyük fark var. Bu çevreyle de ilgili. Eğer benim çevremde akıllı, beni yönlendiren arkadaşlar edinmezsem olmaz. Bakar, onun yatırımı var; oraya meyillenir. Ama arkadaşları kötüyse parasını tutamaz Herkesin bir yaşam koçu olmalı. Şimdi tabii menajerlerle yaşam koçunu ayrı tutalım. Yaşam koçu babası, abisi, öğretmeni olur. Bizler çocuklarımıza kötü bir şey öğretemeyiz ki Baba sigara içiyordur; “Sigara içme oğlum” der. Para kaybetmiştir, “Paranı tut oğlum” der. Benim yöneticilerle ilişkilerim de farklıydı. Bir kişi haricinde hayatımda kimsenin ofisine gitmedim. Sadece rahmetli Hüsnü Çil’in yazıhanesine gittim. Grundig’in Genel Müdürü’ydü. O da yalnız gitmedim, 2-3 arkadaş gittik. O huyum yoktur. İdarecilerin ofislerine gideyim, sohbet edeyim. Yapan arkadaşlar vardır. Olabilir. Benim hiçbir gazeteciyle hiçbir şekilde bir alışverişim olmadı. Kimseyle ne kavgam oldu ne başka bir şey. 23 senelik futbol hayatımda 2 sarı, 1 kırmızı kartım var. Kırmızı kartta da yanlış atıldım. Sarı olması gerekirken kırmızı oldu. Federasyon bu yanlışı düzeltti sonra. Yani top oynadım, kazanınca sevindim; kaybedince üzüldüm. Futbolu bıraktım. Fenerbahçeli Yaşar olarak hala itibar görüyorum. Hoşuma da gidiyor. Kulübüm hakkında kötü konuşan birisini konuşturmadım. Kendim de konuşmadım. Şöhretten çok sevilmek önemli. Beni Galatasaraylısı, Beşiktaşlısı ve Trabzonsporlusu hep sevdi. Her zaman hissettirdiler bunu. Benim için sevilmek önemli. Hangi şehre gittiysem bunu gördüm. Bu benim çok hoşuma gitti.” dedi.

“ESKİDEN BOSMAN KANUNLARI YOKTU”
Fenerbahçe’ye yüksek bir bonservisle geldiğinin altını çizen Yaşar Duran, “Ben Fenerbahçe’ye geldiğimde Türkiye rekoru ile geldim. Ama o zaman Bosman kanunları yoktu. Rakam olarak Gaziantepspor benden 27 milyon lira bonservis bedeli kazandı; bir de İstanbul’da yapılan özel maçın hasılatını aldı. Ben de bir ev aldım Kurbağalıdere’de Bir de araba aldım. Biraz akrabalarıma dağıttım; para bitti. Biz o zaman araba konuşurduk. Şimdikiler çiftlik konuşuyor. 100 dönüm, 200 dönüm Yat konuşuyorlar, kat konuşuyorlar. 3 milyon Euro’dan aşağı imza atan kaleci yok neredeyse Aynı şey değil. Ben de o dönem Fenerbahçe ve Milli Takım kalecisiydim. Şimdi oynayanlar da çok yetenekli. Arz-talep meselesi. Onlar istiyor, öbürleri de veriyor. 1990’dan sonra bu rakamlar arttı. Hatta İstanbulspor’u ve Adanaspor’u alan Cem Uzan başlattı diyebilirim bu rakamları. Baya büyük bir sektör oldu dünya çapında Kıyaslama açısından sorduğunuzda rakamlar çok farklı. O dönem bize de imrenen vardı. Beni gazeteler yazdı. 27 milyon liraya ne alınır dediler. Ama ben almadım ki Kulüpler aldı. Ben bir ev aldım, bir araba aldım, para bitti diyorum. Şimdi öyle değil. 3 milyon Euro’ya neler alınır? İstediğin kadar harca. Eskiden medya da çok farklıydı. Ben hiçbir zaman soğuk bir insan olmadım. Ama şöyle düşündüm. Ben iyiysem iyi yazacak, kötüysem kötü yazacak dedim. Kimsenin ofisine gitmedim. Bu yüzden bana kızanlar da oldu. Ama o zaman gazetecilikte antrenmana çocukları gönderiyorlardı. Fotoğraf çekiyordu o çocuk. Editör de altını dolduruyordu. Bakış açısı farklıydı. Acımasızca eleştiriler vardı. Şimdi öyle değil. Neden? Şimdiki gazeteciler de kendilerini geliştirdi. Onlar da Hollanda’daki, Almanya’daki gazeteciler neler yazıyorlar diye bakıyor. Asparagas haber fazla yok. Ama ben tahmin ediyorum ki gazetecilik okullarında “Futbol nasıl yazılır?” diye bir ders yok. Herkes kafasına göre yazıyor” ifadelerini kullandı.

MİLLİ TAKIMIN GÜNÜMÜZDEKİ DURUMU
Milli Takım’ın şu anki durumuyla ilgili olarak da konuşan Yaşar Duran, “Benim zamanımda Milli Takım’la maça giderken, “2-0’a razıyız” diyen arkadaşları görüyordum. Uçaktasın, takım arkadaşın, “3 olur; 4 olmasın” diyor. Üzülüyordum. Böyle bir zihniyette maça çıkan futbolcunun başarısı ne olur? Tamamen tesadüfe kalır. Şerefli mağlubiyetler olur. Ama sonradan cesur antrenörler çıktı ülkemizde Başta Fatih Hoca Kazanmanın, yenmenin ne olduğunu anlattı. Futbolculara ağabeylik yaptı. Bunlara Şenol Hoca, Mustafa Hoca da dahil. Onların çok katkısı var. Fatih Hoca, kampa Amerikalıları getirdi. Turnuvalar oynattı. Özgüven verdi. Gençlere önem verdi. Bugün yöneticiler de kendilerini yeniledi federasyonda Bugün bütün takımlara bakın, şehirlere bakın, yönetimlere, tesislere bakın Muazzam statlar, muazzam tesisler. Artı yayıncı kuruluş rakamları çok yükseldi. İlerlemek için imalat lazım. Üretkenlik olması lazım. Bu üretkenliği Fatih Hoca iş başındayken çok ilerlettik. Ben 1994 mezunuyum. İlk kaleci antrenörlerinden biriyim. Kaleciler yalnız adamlar. Diğer oyuncular kaçırabilir, yanlış pas atabilir. Kaleci skor adamıdır. Yediği zaman tabela değişiyor. Onun için her zaman iyi bir psikoloğa ihtiyacı var. İyi psikolog kimdir? Başta çocuğudur Aile yaşantısıdır. Karısıdır, babasıdır, annesidir, kardeşidir Sonra hocasıdır. Yani kaleci antrenörü; “Hadi aslanım Olabilir. Yiyebilirsin sen bu golü. Sen çok kurtardın bizi. Devam et. Biz sana güveniyoruz” demelidir. Programlı antrenmanları da yaptırırlarsa kaleci yenecek golü yer; yenmeyecek olanı yemez. Kendine özgüveni oluşmuştur. Arkadaşları da “Yaşar bunu yemez, çaprazdan yemez” diye düşünür. Her zaman başarılı olurlar. Bizim zamanımızda yoktu ama bizden sonra da olmayacak diye bir şey yok. Ben de bunların öncülerinden biriyim. İşimi de seviyorum. Bildiğin işi yapacaksın. Bu ticarette de böyle. Bardak satarken deri işine girersen iflas edersin. İdolüm olan kaleciler var. Brezilya Milli Takımı’nın kalecisi Felix Çok az seyrettim. Sepp Maier, Dino Zoff Hatta Lev Yaşin’le tokalaşma şansına da eriştim. Ama seyretmedim Son zamanlarda Juventus’un kalecisi Buffon’u beğeniyorum. Türkiye’de şu anda milli kaleciler çok formda. Volkan Babacan, Volkan Demirel, Onur Kıvrak çok formda. Beşiktaşlı Tolga Zengin çok iyi kaleci Yabancı olarak Muslera Geçen sezon Serkan Kırıntılı çok formdaydı. Konumuz kalecilik. Yabancı kalecilik var evet ama hepsi de iyi kaleci değil. Birkaç ismi kenara koyarsak iyi değil. İtalya’da bir ara yabancı kaleci yasağı vardı. Bu yasak Türkiye’de de uygulanabilir.” diye konuştu. Galatasaraylı Tarık Hodziç’in kendisine çok şansı tuttuğunu da ifade eden Duran, “Gol kralı olmuştu. Sonrasında Sarıyer’e gitmişti. Sarıyer’e karşı oynadığımız bir maçta, “Hocam beni oynat, Yaşar’a şansım tutuyor” demiş Hocası da oynatmış. Seremonide yan yana giderken “Kardeş bugün sana iki tane” dedi Ben de, “Eskidendi o” dedim. Attı o gün iki tane Vardı şansı tutan oyuncular. Benim de şansımın tuttuğu oyuncular vardı. Onlar da bana atamazlardı. Ben kimlerle oynadım Hiç korkmadım. Sokrates’lere karşı oynadım. Bir tek Platini yoktu; Bordeaux maçında oynadım. Tigana’lar vardı. Korkum yoktu. Güzel gol atmışsa, “Helal olsun” demişimdir. Çünkü ben bir maçı 270 dakika yaşarım. Maçtan önce rakibimi göz önüne getirirdim. 90 dakika maç oynardım. Maç sonu da, “Ne yaptım” diye düşünürdüm. Korkum yoktu ama beğendiğim çok oyuncu vardı.” diyerek sözlerini noktaladı
(İHA)

Beşiktaş’tan Babel açıklaması

Beşiktaş, bir süre önce İstanbul’a getirdiği Ryan Babel’in transferi konusunda görüşmelere başlandığını borsaya bildirdi.
Beşiktaş, devre arası transfer dönemine hızlı başladı. Siyah-beyazlılar, bir süredir görüşme halinde olduğu ve İstanbul’a getirdiği Babel’in transferi konusunda Deportivo ile görüşmelere başlandığını Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Kulübün resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, “Ryan Babel’in transferi konusunda görüşmelere başlanmıştır” ifadelerine yer verildi.
Öte yandan Hollandalı golcü Babel, Acıbadem Fulya Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçti.
(İHA)

Medipol Başakşehir’den 3. lige

Spor Toto 3. Lig 1. Grup takımlarından Erzin Belediyespor, Süper Lig’de ilk yarıyı lider bitiren Medipol Başakşehir’den sol kanat Serhat Akyün’ün de aralarında bulunduğu 4 futbolcuyu renklerine bağladı.
Devre arası kamp çalışmalarını Antalya Belek Limak Arcadia Oteli’nde Teknik Direktör Recep Aydemir yönetiminde sürdüren Erzin Belediyespor, prensipte anlaştığı futbolcuları da renklerine bağlamaya başladı.
Kulüp Başkanı Murad Ergörün, daha önce görüşüp anlaştıkları Kahramanmaraşspor’dan kaleci Cüneyt Çelik, Medipol Başakşehir’den sol kanat Serhat Akyün, Etimesgut Belediyespor’dan sağ kanat Yücel Candemir ve Anadolu Selçukluspor’dan kaleci Emre Yılmaz ile sözleşme imzaladıklarını söyledi.
Ergörün, teknik heyetinin verdiği rapor doğrultusunda 2-3 futbolcuyla daha görüşmelerin sürdüğünü kaydetti.
(Mehmet Uras / İHA)

Amatör maçta saha karıştı

Malatya 1. Amatör Küme Büyükler Futbol Ligi’nin 5. hafta mücadelesinde Ataköyspor ile 44 Malatyaspor arasında oynanan müsabakada olaylar yaşandı.
Ataköyspor’un 3-1 galibiyeti ile biten karşılaşmada hakem Bahattin Doğan 44 Malatyaspor’dan 4, Ataköyspor’dan da 2 oyuncuyu kırmızı kartla oyundan attı.
44 Malatyaspor’da oyuncular hakemin kararlarına tepki gösterince saha bir anda karıştı. Olaylar esnasında 44 Malatyaspor’un antrenörü Suat Yağız gözüne aldığı darbe nedeniyle bir anda yerde kaldı. Kavga büyüyünce polis gaz sıkarak oyuncuları dağıtmak zorunda kaldı
Kavgada bazı oyuncular göz altına alınırken, 2 oyuncu da çeşitli yerlerinden hafif şekilde yaralandı.
3-1 biten karşılaşmada Ataköyspor’un gollerini Ferdi (55, 64 ve 71. dakika), 44 Malatyaspor’un tek golünü ise 67. dakikada Sinan kaydetti.
(Mehmet Türel / İHA)

RvP’den iddialı açıklamalar

Fenerbahçe’ni Hollandalı yıldızı Robin van Persie, UEFA Avrupa Ligi’nde karşılaşacakları Krasnodar karşısında şanslarının yüksek olduğunu ve tur atlayanın kendileri olacağını vurguladı.
Hollandalı yıldız oyuncu Robin van Persie, Fenerbahçe Televizyonu’na özel açıklamalarda bulundu. Golcü oyuncunun yaptığı açıklamalar şöyle:

“SEZONA İSTEDİĞİMİZ GİBİ BAŞLAYAMADIK”
“Son derece ilginç bir ilk yarı oldu. Sezona istediğimiz gibi başlayamadık. Yeni hocamızın gelmesiyle de yolumuza Dirk Advocaat, Cornelis Geert Aaldrik Pot ve Marinus Antonius Been ile devam ettik. İyi bir sezon öncesi dönemi olmadı. İlk 3 maçta sadece 1 puan alabildik ve aslında hala o 1 puanın acısını çekiyoruz. Ondan sonra çok iyi bir dönem yakaladık. Kendimizi çok geliştirdik, çok daha iyi bir oyun oynamaya başladık. Antrenmanlarda da bunu herkes görebiliyor. Kulübün içerisindeki herkes de bunun farkındadır. Bizim için işler iyi gitti.”

“YENİ YAPININ BANA VERDİĞİ KATKI ORTADA”
“Özellikle bu dönemde kişisel anlamda benim için de işler çok iyi gitti. Şu anda takım içerisinde disiplin yüksek. İdmanlarda bu görülebiliyor ve farklı bir yapı oluşturuldu. Aslında bu benim alışık olduğum bir yapı. Hollanda tarzı bir yapı olarak bunu değerlendiriyorum. Yeni hocamızın geldiği günden bu yana çok iyi bir dönem yakaladım. Belki bazı oyunculardan daha hızlı bu yapıya adapte oldum çünkü benim daha önceden bildiğim antrenman tarzı, bildiğim bir yapı oluşturuldu. Çok fazla sayıda Hollandalı hocayla çalıştım. Onlar nasıl çalışır, gayet iyi biliyorum. Herkesin de görebildiğini düşünüyorum bu yeni yapının bana ne kadar katkısı olduğunu. Keyif alıyorum, arkadaşlarım da keyif alıyor. Takım halinde keyif alarak yolumuza devam ediyoruz.”

“GALATASARAY’A, BEŞİKTAŞ’A VE MANCHESTER UNİTED’A GOL POZİSYONU VERMEDİK”
“Kendimizi her gün geliştirmeye devam ediyoruz. Buradaki bu yapı adım adım oturdu. Daha sonraki dönemde de istediğimiz skorları almaya başladık. Çok iyi bir seri yakaladık. Genel anlamda çok sağlam bir görüntü sergilediğimizi düşünüyorum. Özellikle savunma açısından çok sağlam görüntü sergileyen bir takım haline geldik. Galatasaray’la, Beşiktaş’la, Manchester United’la oynadığımız maçlara bakıyoruz, rakiplere hiç pozisyon vermemişiz. Özellikle kendi sahamızda gerçekten rakiplere hiç fırsat tanımıyoruz. Harika bir takım zaten bu şekilde oluşur. Sağlam duruş öncelikle savunmadan başlar. Birlikte savunma yapıyoruz, birlikte hücum ediyoruz. Bunu getiren en önemli nokta da disiplin.”

“KEYİFLE ÇALIŞIYORUZ”
“Taraftarlarımızın da desteğiyle bu işler oluyor. Onlar da harika bir takım, muhteşem bir takım nasıl olur bunu görebiliyorlardır. En büyük takımlarda mutlaka beraberlikler, mağlubiyetler alabilir. Bunlar futbolda olan şeyler. Biz şu anda ligimize baktığımızda çoğu takımdan daha güçlü olduğumuzu görebiliyoruz. Goller atıyoruz, rakiplere pozisyon vermiyoruz ve bunu yaparken de keyif alıyoruz, eğleniyoruz, tadını çıkarıyoruz. Bence en önemli nokta da bu. Günlük yaptığımız antrenmanlarda da gerçekten büyük keyif alarak çalışıyoruz ve maç kazandıkça daha da büyük keyif alıyoruz, daha da çok eğleniyoruz.”

“TRABZONSPOR GALİBİYETİ ÇOK ÖNEMLİYDİ”
“Trabzonspor galibiyeti bizim için çok önemliydi. Son derece kritik bir karşılaşmadan galibiyetle dönmeyi başardık. Ligin yukarısında kalabilmek için çok kritik bir maçtı. Şu an lig tablosuna baktığımızda 3-4-5 puan gibi farklarla rakiplerimizin gerisindeyiz. Bizim isteğimiz de yukarıda kalabilmekti çünkü gerçekten çok geriden geldik. Bu anlamda şu anda bulunduğumuz durumdan dolayı tüm çalışanları, teknik heyeti ve oyuncuları tebrik etmek gerekiyor. Aynı zamanda taraftarlarımızın hem iç sahada hem de dış sahada bize verdiği destek çok önemliydi. Onların da sayesinde bu noktadayız.”

“GRUBU LİDER BİTİRMEK BİZİM İÇİN ÇOK İYİ OLDU”
Avrupa Ligi’nde çok zorlu bir gruptan çıkmayı başardık. Bu gruptan çıkmak çok önemliydi ve güzeldi bizim için ama bir de bu grubu birinci bitirmek son derece özel bir durum oluşturdu. Bu anlamda bu işte emeği olan herkesi tebrik ediyorum. Harika bir performans göstererek bu gruptan ilk sırada çıkmayı başardık. Manchester United gibi, Feyenoord gibi takımların önünde bitirmek bizim için çok iyi oldu. Bunun mutluluğunu yaşayabiliriz.

“TURU GEÇME AÇISINDAN AVANTAJLIYIZ”
“UEFA Avrupa Ligi’nde bir sonraki turdayız artık ve Krasnodar ile karşılaşacağız. Birkaç yıl önce Krasnodar’ı Feyenoord’la oynarken izledim. Feyenoord çok zor bir karşılaşma yaşadı ve maçtan da mağlubiyetle ayrıldı. O dönemden beri kendilerini geliştirdiklerine inanıyorum. Üzerine mutlaka katmışlardır. Kendimizi geliştirmeliyiz, yaptığımız işi sürdürmeliyiz. Gerektiğinde bulduğumuz pozisyonları değerlendirip golleri atmalıyız. Tur açısından çok büyük bir şansımız olduğuna inanıyorum. İyi bir hedef var önümüzde ve bu dönem bizim açımızdan keyifli olacaktır. Bu anlamda kuraya çok pozitif bakıyorum.”

“HEDEFİMİZ LİGİ ŞAMPİYON TAMAMLAMAK”
“Yeni yıldan beklentilerimiz belli. Biz, her zaman en iyileri hedefleriz. Kişisel anlamda bu benim için böyle, kulübümde de bu durum aynı şekilde geçerli. Kariyerim boyunca hep aynı şekilde düşündüm. Ama en iyileri hedeflerken, en iyileri düşünürken gerçekçi de olmalıyız. Şu anda ligin tepesindeki grubun içerisindeyiz. Liderin 5 puan, ikincinin de 4 puan gerisindeyiz. Ve hedeflerimize çok yakın olduğumuzu düşünüyorum. Hedefimiz; bu ligi şampiyon tamamlamak. Buna ulaşmanın yolu da adım adım, maç maç ilerlemek. Bu konuya son derece pozitif bakıyorum. Önümüzde 3 takım var ve bu 3 takımla şampiyonluk mücadelesini sürdürüyoruz. Biz kendi maçlarımızı kazandığımız sürece her hafta, hemen hemen her hafta eminim ki rakiplerimizden biri puan kaybı yaşayacaktır. Son ana kadar bu yarışın içinde olmalıyız. Zaten şampiyonluklarda bu şekilde kazanılıyor. Şampiyon olmanın tek yolu bu. Antrenmanlarda da kendimizi geliştirmeyi sürdürmeliyiz.”

“DOLU STATTA OYNADIĞIMIZDA, ÇOK BÜYÜK AVANTAJ ELDE EDİYORUZ”
“Taraftarlarımızın desteği bizim için çok büyük bir avantaj. Onlar bizim 12. adamımız. 18 aydır buradayım ve bu süreçte şunu gördüm. Dolu statta oynadığımızda, çok büyük bir avantaj elde ediyoruz. Ama şöyle bir durum da var; bir maç tıklım tıklım statta 50 bin kişinin önünde oynuyoruz, bir sonraki maç bakıyoruz ki stadımızda sadece 10 bin kişi var. Bunu biraz daha sabit bir hale getirmeliyiz. Bana göre dolu stat oranımızı arttırmalıyız. Birlikte bu işin üzerinde çalışmalıyız. Ama tabii ki bizim de futbolcular olarak taraftarlara istediklerini vermemiz gerekiyor. Tutkuyla oynamalı, tutkuyla mücadele etmeliyiz. Kaliteli bir oyun sergilemeliyiz ve onların istedikleri golleri atmalı, istedikleri galibiyetleri onlara vermeliyiz. Şampiyonluk mücadelesi içindeyiz ve bu şampiyonluk mücadelesi uzun bir yol gerektiriyor. Bu uzun yolda onların istedikleri de bu yarışın içinde her zaman olmamız. Her hafta bu yolu birlikte yürüyelim. Onlara çağrım budur. Çünkü onlar stadımızı doldurduğunda işler bizim için çok daha iyi bir hal alıyor. Onlar gerçekten bizim itici gücümüz. Aynı zamanda rakipleri de korkuttuklarına emin olsunlar. Bildiğim için söylüyorum, bana inansınlar. Çünkü rakip oyuncularla konuşuyorum. Bizim dolu stadımızda oynamış rakip oyuncuların görüşlerini onlara soruyorum. Gerçekten bizim stattan ve taraftarların desteğinden çok etkilendiklerini söylüyorlar. Rakiplerden yakın dönemde konuştuğum bazı oyuncular var; dolu statta bize karşı oynadıklarında bacaklarının ağırlaştığını hissettiklerini, istedikleri koşuları zor yaptıklarını ve istedikleri hıza ulaşmakta zorlandıklarını söylediler. Gerçekten onlar fark oluşturuyor. Gelsinler bizi desteklesinler. Aynı şekilde onların desteğiyle, o verdikleri itici güçle bizim bacaklarımız tam tersine daha hafifliyor ve istediklerimizi daha kolay yapıyoruz. Dediğim gibi bunu istikrarlı ve sabit bir hale getirmeliyiz. Lütfen gelin. Sizin desteğinize ve yardımınıza ihtiyacımız var. Birlikte çalışalım bu yolda, birlikte mücadele edelim ve rakipleri korkutalım.”
(İHA)